EY RUS DEVLETİ YETKİLİLERİ, “SOÇİ ÇERKESTİR.” DİYEBİLİYORSANIZ BARIŞA İNANIYORSUNUZ

EY RUS DEVLETİ YETKİLİLERİ, “SOÇİ ÇERKESTİR.” DİYEBİLİYORSANIZ BARIŞA İNANIYORSUNUZ

Soçi’de Suriye Halkları Kongresi toplanacakmış, Çerkes halkının inkar edilişinin kendisinde sembolleştiği şehir Soçi’de…

Çerkesler de var mı bu kongrede bilmiyorum. Ama olmalılar ve kendi halklarının asıl meselesinin Suriye değil de Soçi olduğunu hatırlayıp Ruslara da hatırlatmalılar.

Rusya başka bir ülkedeki halkları birleştirmek ve geleceğe barış içinde yürümelerini sağlamak için Soçi’de kongre planlarken acaba niçin kendi ülkesinde halkının geleceğini gasp ederek el koyduğu Soçi’nin gerçek sahiplerini hatırlamaz!

Soçi’nin gerçek sahipleri ile Ruslar elbette ki masaya oturacaklar ve Soçi’nin gerçek sahipleri talep ettikleri adaletin yerini bulduracaklar…

Rusların Soçi’nin gerçek sahiplerini görmezden gelmeleri sadece rakiplerinin radikalizmi besleyerek Rusyayı kalbinden vurmasına yol açacaktır kısacası…

Biz adaletin ete kemiğe Çerkesler için bürünmesini ve Soçi’nin Rusyanın sevgiyle atan kalbi olmasını istiyoruz…

Marğuş Vezir

01.11.2017

22:42

FSB’YE RUS DEVLETİNE İLETİLMEK ÜZERE AÇIK İSTİHBARAT

FSB’YE RUS DEVLETİNE İLETİLMEK ÜZERE AÇIK İSTİHBARAT

DİYORUZ Kİ;

  1. Rakiplerinizin bizlimle ilgili saha çalışması tamamlanmış ve Rusyayı kana bulayacak planları var. Pilot uygulamaların gayet başarılı olduğunu da bizzat biliyoruz. Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız.
  2. Bizi inkâr etmeniz sadece rakiplerinizin işine yarıyor çünkü kayıtsızlık rakiplerinizin size karşı silaha çevirecekleri en güçlü unsurdur. Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız.
  3. Çerkes bölgelerinde statükonuzu korumak için kullandığınız yerel işbirlikçileriniz sadece rakiplerinizin planının altyapısını oluşturmalarına yardımcı oluyor. Onların geleceği dinamitleyen fısıltılarına son verip gerçek dünya vizyonuna sahip gerçek yerel yöneticilerin önünü açmalısınız.
  4. Bizim umutlarımızı yok etmeniz ve diasporada asimile olmamız bizi rakiplerinizin bizi radikal yapılanmalara hazırlamasına yardım edecek. Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız.
  5. Gürcistan, Ukrayna gibi ülkeler rakiplerinizin bizi kan dökmeye hazırlayacağı eğitim bölgeleri olacak uyanın. Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız.
  6. Abhazya ile kurduğunuz dengeyi Çerkeslerle de kurmadığınızda Çerkesya yumuşak karnınız olacak ve rakipleriniz tam da oradan sizi hançerleyecek ve hançer olarak da bizi kullanmayı hedefliyorlar. Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız.
  7. Biz, intikam değil adalet diyen insanlar her iki halk için kanlı senaryoları önlemek için en büyük şansız ve bunu göz ardı edemezsiniz. Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız.
  8. Tarihi topraklarımıza barış içinde dönmek ve oradaki halklarla barış temelli bir gelecek talebimizi göz ardı edemezsiniz. Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız.
  9. Tarihi olarak Rusyadan çeşitli sebeplerle ayrılmış insanlara tanıdığınız ve sadece Ruslar için işlettiğiniz vatandaş olma hakkını anayasanıza uyarak Çerkeslere de tanımalısınız. Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız.
  10. Bize ekonomik, sosyal alt yapı hazırlayarak bizden vatana döneceklerin işini kolaylaştırmak gibi iyi niyetli adımlar atmak zorundasınız. Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız.
  11. Çerkes meselesini çözmek için rakiplerinize hizmet etmeyen ve aynı zamanda yerel Çerkes bölgelerinde kullandığınız işbirlikçiler gibi size şirin görünme kaygısı taşımayan, gerçeği gören Çerkeslerle iş birliği yapıp barış temelli bir çözüme odaklanmalısınız. Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız.

İNTİKAM DEĞİL, ADALETE ŞANS VERİN. KORKULARI DEĞİL KARŞILIKLI GÜVENİ BESLEYİN.

 

Marğuş Vezir

16.10.17

21:31

RUS YÖNETİMİNE ÇALIŞAN YEREL TAŞERONLAR ÇERKES HALKININ VE RUS HALKININ EN BÜYÜK GÜNCEL SORUNUDUR

RUS YÖNETİMİNE ÇALIŞAN YEREL TAŞERONLAR ÇERKES HALKININ VE RUS HALKININ EN BÜYÜK GÜNCEL SORUNUDUR

Batı ve Amerika coğrafyaları karıştırmak için taşeronlarını ustalıkla kullanırken Rusya Federasyonu da taşeronlarını kendi topraklarını denetim altında tutmak için kendi topraklarında kullanma yoluna gitmiştir. Rusyanın kendi topraklarında çıkabilecek sorunları bu yöntemle kontrol altında tutma yöntemi iflas etmiştir çünkü bu yöntem sorunları çözmek yerine sorunların artarak ötelenmesine sebep olmakta bu da Batının taşeronu olabilecek örgütlere alan açmakta bu da hem Rusların hem de sorunun muhattabı olan halkların yaşayacakları daha büyük sorunların önünü açmaktadır.

Rusya Çerkesya bölgesinde istikrarını sürdürmek adına yerel taşeronlar kullanmaktadır. Rusya böyle yaparak sözde iç istikrarını sürdürmektedir. Yerli taşeronlar da sürekli olarak yönetimin kulağına her şeyin yolunda olduğunu fısıldamakta onlar da taşeronlarının işlerini iyi yaptıklarını ve işlerin yolunda gittiğini zannederek taşeronlarını kullanmaya devam etmektedirler. Bu taşeronlar, ülkeyi ileride büyük sorunlara yol açması kaçınılmaz sorunları öteledikleri gerçeğini gizlemekte uzmanlaşmış kişilerdir. Bazen yönetimi kendi yazdıkları senaryolara dahi inandırarak yerel halkın ileride patlayacak hoşnutsuzluklarını ve dışarıdan gelecek taşeron örgütlere alan açtıkları gerçeğini gizleyerek ülkenin geleceğini dinamitlemektedirler.

Rus yönetimi sadece sorunları ötelemeye ve içinden çıkılmaz hale getirmeye yarayan taşeron kullanarak ülke istikrarını koruma politikasından derhal vazgeçmelidir. Rus yönetimi , Çerkeslerin gerçek sorunlarını sadece kendi çıkarlarını korumak için çarpıtan ve kendileri olmadığında kıyametin kopacağını fısıldayan yerel hainlerden derhal kurtulmalıdır. Baskıya, haksızlığa, çözümsüzlüğe ve hoşnutsuzluğa sebep olan bu vizyonsuz ve çıkarcı insanların aslında kendisinin en büyük düşmanı olduğunu görmelidir Rus yönetimi.

Çözüm gerçeklerden geçer ve gerçek muhattaplarıyla sağlanır. Ortada Çerkes sorunu vardır ve sorunun muhattabı Çerkes halkının gerçek temsilcileridir. Şiddeti onaylamayan, diyalog yanlısı ve barış yanlısı söylemlerle mücadele eden bu insanların “intikam değil adalet” söyleminin ciddiye alınması gerekmektedir. Böyle insanların ciddiye alınmaması barış içinde yaşamaya inancını yaralamakta ve hoşnutsuzluğu beslemektedir. Hoşnutsuzlukla taşeronlar beslenirken ülkenin barış içinde geleceğe uzanmasını engelleyecek alanlar açılmaktadır ve bu alanların nasıl terörle doldurulduğunun örnekleri de çoktur dünyamızda.

“İntikam değil adalet” isteyen insanların her faaliyetini çarpıtarak Rus yönetimine rapor eden ve alandan haberdar olmayan Rus yönetimine vesveselerine inanmaktan başka seçenek bırakmadıkları için yönetime yanlış adımlar attıran taşeronlardır asıl ortak düşman. Bu düşmanlara hayat hakkı tanımamak Rus yönetiminin atacağı en gerçekçi adım olacaktır. Taşeronlar sorunu derinleştirme ötesinde hiçbir işe yaramamaktadır. Rusyanın silahsız ve kendi bekasına hizmet ettiğini zannettiği taşeronları Batının silahlı taşeronlarından daha tehlikelidir. Rusya kendi bekası için oluşturduğu yerelde faaliyet gösteren kendi taşeronlarının tehdidi altındadır. Günlük çıkarlarının peşinde olan bu taşeronlar ülkeyi çıkmaza sokmaktadır ve bu açıktır.

 

Marğuş Vezir

30.09.17

00:06

ХЪУАХЭР КЪЭПСЭЛЪУ ЛЪЭНЫКЪЭ ЕГЪЭЗУ ЗЭКIУИЖЫНЫМ И ЧЭЗУЩ

ХЪУАХЭР КЪЭПСЭЛЪУ ЛЪЭНЫКЪЭ ЕГЪЭЗУ ЗЭКIУИЖЫНЫМ И ЧЭЗУЩ

Хэхэсым ис Адыгэр хэкум къина Адыгэм нэхъри бжыгъэкIэ нэхъыбэщ. Хэхэс Адыгэм и гум щIэхьа блэкIа лъэхъаным губжьрэ, гужьрэ хузтехъуами УрысхэмкIэ мыбы хэхэсым нобэ къэс фIыкIи IейкIи зыри къикIакъым. Нобэм къэса мы екIуэкIыкIэр дунейр зэрзэкIуэкIым епхауэ зызихъуэжу щIидзащ. Хэхэс Адыгэр дыгъуасэрей Адыгэжкъым. Ахэри зыхэпсоухь къэралыгъуэхэм я гупщысэкIэхэм техьаурэ зэблэхъуу икIи зэкIуэкIыу щIадзащ. Адыгэм ягъащIэм яхэлъыну зыми ифIэщ мыхъуну щыт Iекстремист гупщысэхэмрэ, псоукIэхэмрэ Адыгэхэми щыхэплъагъуэ къэхъуащ.

Адыгэм хуэмфащэкIэ куэд къырахри и хэкуми и пщэдейми пэжыжэ ящIащ. ЗыдэкIуа щIыналъэхэми ищхьэр къиIэтын амал имгъуэтурэ нобэхэм къэсащ. Хэти зэхищIэ гупщысэр аращи зы лъэпкъыр пщэдейм зэрнэсыфынум ипэ ит и хуэныкъуэныгъэр зы щIыгущ, а щIыгум езым ифэр тригъэуэфын амалырщ.

Адыгэм я нахъыбэр хэхэсщ. Адыгэр ижь ижьиж лъэхъан лъандэрэ зыпамытхъыфа и хэкум и дуней еплъыкIэр щызрихъуэкIа лъэхъаным техуэу патхъащ. «ЩIы ущыпсэур Iуэхукъыми фыздэкIуэнум фыщылIэмэ жэнэтыр фэфейщ» хуэдэ гупщысэхэмкIэ Адыгэр щхьэдашри кIуэдыгъуэм и IэкуэщIым ирагъэхуащ. Урысыр зыхуэныкъуэр щIыгути игъуэтащ, адрейхэр зыхуэныкъуэр цIыху бжыгъэти ягъуэтащ. Дэ закъуэм жэнэтыр щыгъэти зыщыдгъэпсэхун жьауэи дыгъуэтакъым. Псэхугъуэ димыIэу аткIэ мыткIэ дызэбгырылъэлъащ.

Нобэ дунейр зэтекIутэ зэрыпщIу уи жэгъуэгъур уздэщысым ущысу узэртекIуэнур аращи зы лъэпкъ е зы гуп къэбгъуэтынщи абы езбы и гупщысэхэр фIэбгъэкIуэдынщи езбы и гупщысэ фIэбгъэщIыурэ уэ уи гупщысэм щхьэ ипсэр итыну бгъэсэнщ. А зипсэ зыт тхьэмыщкIэхэми дыгъуасэ жэнэт нэпцIымкIэ дыкъызрагъапцIам хуэдэу жэнэт нэпцIым щхьэ дунейр зэтырагъэсхьэнщ. Феплъ нобэ радикалхэм/Iекстремистхэм, зыри яфIэмзыгуэру япсэр зэратыф щIыкIэм. Ахэр езырурэ апхуэдэ хъуакъым. Дунейр зыIэщIэлъ къэру уфIыцIахэм куэдрэ телэжьыхьхэурэ утыку къыралъхьа Iуэхугъуэщ мыхэр. А цIыхухэм ипэ гупщысэ напцIэхэр фIэщыгъэ хуащIащ, тIанэ ахьшэрэ, зэщIэгъэсткIэрэ утыку къраутIыпщхьащ.

Пщэдей зищхьэ яунэщIу зыхуэй гупщысэкIэ утыку къырашэну зызхуагъэпс лъэпкъщ хэхэс Адыгэр. Дыгъуасэ къэс апхуэдэ мыхъуфын тфIэщI куэд къытхэкIыу щIидзащ. Дыгъуасэ къэс Адыгагъэр ипэ иту щыта щхьэ нобэм гупщысэкIэр/фIэщ-хъуныгъэр ипэ итщ. Адыгэ цIыхухэм я фIэщ хъуныгъэр псэум ипэ къырагъэщу щIадзащ. Адыгэр курыт дыгъэ кIуэкIыпIэ лъэпкъхэр зынагъэса гупщысэкIэм нагъэсу щIадзащ. Пщэдей Адыгэ фIэщIыгъэ гупщысэр хуэмурэ къытхалъхьэнурэ ди жэгъуэгъуу дыпагъэувынущ Урысейм аргуэру. Дэри Урысхэри дызэрыукIыху къэру уфIыцIахэм зыхуейр къэхъунущ.

Адыгэри Урысхэри къыреуш. Адыгэ хэхэсым и проблема нэхъыщхьэр Урысхэм Адыгэр я хэку къызэрахуарэ пэт мыхэр зикI къэмхъуа зыкъащIу Iуэхур ипIэ игъувэжыным къызэремкIуалIэхэращ. Я хэкум и цIыхуу зэримыбжращ Урысей къэралыгъуэм. Урысейм и жэгъуэгъухэм мыр куэду фIыуэ къагъэсэбэпынущ пщэдей. Ахъшэрэ фIэщIыгъэкIэрэ яузэда хэхэс Адыгэхэр дэнэкIэ ягъуэтми ираутIыпщхьэнущ Урысейм.

Дыгъуасэм зывгъэзэжи феплъ Апхъазым. ФIигу къэвгъэкIиж Урысейм Апхъазыр къэралыгъуэу щIилъытам. Урысейр зэрихъурейагъкIэ къахухьащ къыпыщIэтхэм. Апхъазыр къэралыгъуэу илъытэри а лъэныкъуэр быдапIэ ищIащ Урысейм, мыпхуэдэкIэ.

Аращ щIэн хуейр: ХЪУАХЭР КЪЭПСЭЛЪУ ЛЪЭНЫКЪЭ ЕГЪЭЗУ ЗЭКIУИЖЫНЫМ И ЧЭЗУЩ. Мыр дымгъэтэрэзмэ хэхэс Адыгэр пщэдейм и зэуапIэм утыку ирашэу щIэзауэри, зыхуэзауэри имыщIэуэ аргуэру зэрзэтырагъэукIэну гупщысэкIэ яузэдынущ. ЗыгъэкIуэдынур икIи дэращ икIи Урысхэращ. Абы щхьэ Урысей къэралыгъуэм Адыгэ хэхэсымкIэ Iуэхур ипIэ иригъувэнурэ я проблемхэр зэфIихынурэ Адыгэ лъэныкъуэмкIи быдапIэ ищIынущ Апхъазым зэр щищIа къабзэу.

Iэпэдэгъэлэлыпхъэкъым мы Iуэхур. ЗыфIэмгъэжIыныгъэм къихьыр гугъэ кIуэдыгъэщи гугъэ зимыIэр фIэщIыгъафIэщ. ФIэщIыныгъэм губжьыгъэу зехьуэжри, Iуэбжьам и губжьым дунейр ес… ФIи фэщ мыхъумэ мес, феплъ дунейм.

 

Маргъущ Везир

08.03.17

22:49

КЪЭРУР ЗЕЙМ ЗЫIЭЩIИЛЪХЬЭЖЫН ХУЕЙЩ

КЪЭРУР ЗЕЙМ ЗЫIЭЩIИЛЪХЬЭЖЫН ХУЕЙЩ

Адыгэр ищхьэ къырикIуа Iуэхум къыбгъэдэкI мыхъумыщIэныгъэхэр игъэкIуэдын щхьэ гъуэгу зыдытеткъым, икIи хуэФащэу пщэдейм зыхуигъэхьэзыркъым. Хэхэсыр ипсэм йоджэри пщэдей гугъапIэ игъуэтижкъым. И бзэри и хабзэри хьэдэ пхъуэмгъум телъщи щыщIалъхьэну лъэхъанри жыжэкъым. Зэдэплъэу, зэдэзыщIэ зимыIэ Адыгэ Iуэхури Адыгэ Iуэхур зыФIэмIуэхуу езбы я жыпрэ я ныбэрэ нэхъ зим Iуэхухэм зыIэщIагъахьащи псэури пщIыхь защIэ тхэтщ. ЦIэшхуэ зыФIэщауэ ипэ ирагъащахэм дэ ди Iуэхуракъым ипэ ипагъащар. Абы я гугъэр Адыгэ Iуэхур ипIэ игъэкIын къудейщ.

Хэти сыт жырреIэ Адыгэм и пщэдейм и гугъапIэр хэкуращ. Адыгэу дунейм тетым еплъытмэ зы Iэбжьыб нэхъ мыхъу хэкурыс Адыгэращ литературэри, АдыгэцIэри, Адыгэ тхыдэри, Адыгэ гугъэри зыхъумар. Хэку зимыIэж лъэпкъыр куэдынущ, мыр нахуэщ. Хэхэсым щыIэ адыгэри хэушэпсыхьри ахэри пщэдей хэкIуэдэнущ. Хэхэсым щыIэ адыгэхэм я хасэхэри зыщхьэпэн хуей къудейри хэкумрэ хэхэсымрэ лъэмыж хуэхъуу а лъэмыжымкIэ адыгэ лъэпкъыу хэхэсым щыIэхэм щыщ куэдыр хэкумкIэ зэпырыгъэкIижын Iуэхущ. Зыи, нобэм нэс хэхэс адыгэм къахьаса диIэж тIэкIури хъумэжу лъэмыжым икIхэм зыдырагъэхьижынращ.

Адыгэр нобэ зыщыщIэм и нэхъыщхьэр хэкурыс цIыхухэм Адыгэм и Пщэдейр зэр езырхэрар зыхащIэу хэхэсым хуэгъэза Iуэхур лъэпкъыу ар зыIэщIалъхьэжынращ. Псэуми, хасэцIэ яIэ щхьэ лъэпкъым имхасэуэ щыт хасэхэр зыIэрагъахьэуэ ахэр лъэпкъ Iуэхум хуагъапсижын хуейщ. Лажьэ нэпцI защIурэ хэкурысхэр зыщIыпIи нэзмыгъэс хасэтетхэр зэрщыту лъэпкъ къэрукIэ къыраудыхыу лъэпкъ плъэкIэкIэ плъэхэм Iэрагъэхьэн хуейщ. Къуэжэдэсми, къалэдэсми, къулыкъущIэми, еджакIуэми, лэжьакIуэми, уэрамым тет цIыхуми я макъ къыщыздэхэщ, псэуми зэуэ зыдаIыгъ, зыхущIэкъу еплъыкIэр къегъэщтэн хуейщ адыгэ Iуэхум. Псалъэр зи IэмыщIэ илъхэм а псалъэр Фэ яIэмыщIэ щивмылъхьакIэ, икIи ахэм ялэжьыр Фэ Фызхуэйрауэ щыщымыткIэ икIи а псалъэр, икIи лъэпкъ хуэлэжьэн Iуэху пщэдэлъыр къэIэщIэФхын хуейщ.

фэ, хэкурысхэм Фигур къызэрыгъуэтауэ Адыгэ Iуэхур зыIэщIэФлъхьэжмэ, адыгэ макъыр къивгъэIукIыу, адыгэ лIыгъэ хэлъу адыгэ Iуэхум ФхущIэкъумэ дэри дигу къызэрыгъуэтижынурэ хэкум неблагъэжыр нэхъыбэ хъунущ.

Дыужэгъуащ псэуми, хэхэсымрэ хэкумрэ зыр зыр ягъэФIэным ФIэзмыкIыу Iуэху пэж езмыгъэлэжь цIыхухэр. Аращи мы Iуэхум кIэ езгъэгъуэтын къэрур зыIэщIэлъыр хэкум исхэу адыгэгу зезыхьэ ди лъэпкъым и Iэпкълъэпкъыу щыт  ди цIыхухэращ. Адыгэр адыгэгукIэ и Iуэху иужь ихьэмэ къыпэлъэщыни, зыщышынэни щыIэкъым. Мамырыгъэрэ, зэФIыныгъэрэ гупщысэм тету адыгэ лъэпкъым зыФIимгъэкIыФын Iуэху щыIэкъым. Ди цIэмрэ, ди лъагъуэмрэ зыдыгъуу ди пщэдейр дыФIэздыгъухэм адыгэцIэ пэжымрэ адыгэ лъагъуэ пэжымрэ сытым иIисми янэм щIэIугъуэм и чэзущ мис иджы.

Маргъущ Везир

13.11.16

17:05

MESELEMİZ

MESELEMİZ
İçselleştirilmeyen meseleler çözülemez. Meselemiz derin ve çetrefilli iken çözümü içselleştirmemiz de bir o kadar güç.
21. yüzyıldayız. Diasporada kültürel anlamda üretme ve ürettiklerimizi halkımızın tüketmesini sağlama konusunda oldukça diplerdeyiz. Toplu olarak yaşadığımız yerler azaldığı ve genel toplum içinde dağınık halde yaşadığımız için bir araya gelme ve yeniden toplumsal kültürel değerleri besleme ve ileriye taşıma konusunda dezavantajlıyız. Birbirimizi bir araya getirecek yaklaşımlar ortaya koyma ve uygulama konusunda yetersiziz. Hepimiz sadece kaygılıyız ve kaygılarımız da bizi ileri götürme konusunda çözümlere dönüşememektedir.
Kendi dilinde konuşabilen ancak okuma yazma bilmeyen azımsanmayacak bir kitleye sahibiz mesela. Birbiriyle hiç denecek kadar az etkileşime sahip bu kitlemiz maalesef ki ne dili çocuklarına aktarabilmekte ne de yarına kalacak kültürel ürünler ortaya koyabilmektedir. Nostaljik anıları yaşatmaktan öte bir işlevi olmayan bir araya gelişler ise sadece kaygılarımızı ifade eden ve hiçbir somut çözüme evrilmeyen faaliyetler olarak toplumumuzda devam etmektedir. Festivaller, anmalar, dernek geceleri bunlara verilebilecek örneklerdir.
Öncelikli olarak dili anlayan ve konuşan kitleler artık 21. yüzyılda olduklarını hatırlayarak toplumun geleceği için okuma yazma öğrenmeleri ve anadildeki ürünleri okumaya ve dünyalarına dahil etmeye başlamalıdırlar. En büyük ayıbımız bu yüzyılda halen kendi dilimizde okuyup yazmayan insanlar oluşumuz, dolayısıyla dilimizi çağın keşmekeşine kurban edişimizdir. Öncelikli olarak dili bilenlerin okuma yazma öğrenmeleri ve toplumun bu aşamadan sonra kurumsal çözümler araması gerekmektedir.
Bunca dağılmışlık içinde tek çaremiz kurumsal çözümler üretmektir. Hem devletin sağladığı yasal olanaklardan faydalanmak hem de derneklerimize gereken parasal gücü edinmelerini sağlayarak kurumsal güçlü adımlar atmak gerekmektedir. İnsanlarımızın kültürün yitmemesi gerektiğini içselleştirmeleri için durmadan, dinlenmeden insanlarımıza ulaşacak şekilde yazıp çizmek ve meselemizi dokunulabilir çözümlerle insanlarımızın önüne sermek zorundayız.
Sorunumuz derneklerde canla, başla çalışan bir grup azınlığın çözemeyeceği ağır bir sorundur. Bulunduğumuz çağda güçlü kurumsal çözümler geliştiremediğimizde sadece meselenin varlığını ifade etme dışında meselenin çözümü konusunda ilerleme kaydedemeyiz. Toplumun içselleştirip sürükler hale getirmediği ve çözümü konusunda katkı sunmadığı bir meselede kurumsal çözüm arayışı da ortaya çıkmaz. Sorunumuzu halkımızın içselleştirmesine yönelik her türlü girişim ilk olarak üzerine eğilmemiz gereken çalışma alanımız olmalıdır.
Meselemizi halkımızın günlük hafızasına öyle bir işlemeliyiz ki meselemizin çözümü için talep ettiğimiz her katkıyı sağlamak noktasında toplumsal sinerjik bir birliktelik yaratalım. İşçisinden, iş adamına kadar her kesimin sahiplendiği bir meselede herkes üzerine düşeni yapmak zorunda kalacaktır. Toplum adına bir şeyler yapması gerekirken yapmayanlar ancak o zaman baskı hissedecek ve kuru laflarla kılavuzluk devri sona erecektir.
Özet olarak; meselemizin çözümü toplu bilinç oluşturmak bu bilinci toplu reflekslere dönüştürmek ve bu refleksleri de kurumsal güçlere dönüştürmekten geçmektedir. Sadece kaygıyı canlı tutmak ve kaygı sahibi olmak hiç bir şey ifade etmemektedir. Öncelikli olarak meselemizi içselleştirmemiz ve ona eğilmemiz gerekmektedir. Şu an kaygı taşıyan herkes meselemizin içselleştirilmesine yardımcı olmak zorundadır. Öncelikli olarak şu an meselemiz için uğraşan kurum ve kişilere her türlü -öncelikli- maddi ve manevi desteği sağlamaya başlamak zorundadır. Kurumlarımızı gerektiği gibi meselemizle uğraşabilecekleri aşamaya taşımak zorundadırlar. Meselemizi sadece entelektüel bir uğraşı alanından çıkarıp halka mal etmek zorundadırlar.
Marğuş Vezir
09.06.16
22:56

Rus halkına ve yöneticilerine:

Обращение к русскому народу и руководителям страны,
Начинать войну из-за гнева и в ярости плохо. От этого происходят такие разрушения, которые никого не минуют. Но мы, желая принести только хорошее обеим сторонам, обращаемся к вам: делая вид, что нас нет, мешая нашей работе, не выполняя свои обязанности, с новыми взрывами ярости и гнева, вы завтра соберете наши новые несуществующие прегрешения, и ввергнете нас и себя в опустошительную войну. Если сегодня вы делаете положение безвыходным, завтра нас всех погребет то, что последует за вашим бездумным гневом.

rus rusça

wurıs

rus

 

 

KOPUKUMSU AMA BÜTÜNLEŞİK DÜŞÜNCELER

KOPUKUMSU AMA BÜTÜNLEŞİK DÜŞÜNCELER

——–“Iуэху мыублэм блэ хэсщ.” Vatana biz uzanamıyorsak da oraya gidenlere küçük küçük katkılar bile kendi adımıza çözüme katkı sunmaktır….——–

 

—————- Yeryüzünün en büyük afetlerinden birini yaşadık anavatanımızda. İnsanlarımız fiziki olarak kendi yaşam alanlarından savruldular. Halkımız, sahip olduğu insan kaynağı ile bir toplum olarak yaşama tutunabileceği ve geleceğini yaratacağı en büyük ögeden yoksun kalmış oldu böylece. Toplum olarak toplumsal yaşam tarzı ve değerlerimizi geleceğe taşımak arzusundayız. Toplum olabilmek için ise öncelikli olarak “toplu” yani bir arada olmamız gerekir ve toplu olduğumuz yerde de geleceğe ortak yürüme arzumuzun olması gerekir. Toplum olarak Türkiye şartlarında toplu olarak bir arada olabilme şansına sahip değiliz. Toplumsal yaşam tarzımızı ve değerlerimizi geleceğe taşıma arzusunu ne kadar da dillendirsek de geleceğe taşıyabileceğimiz şekilde bir ortam yaratmaktan ve onu devam ettirme gücünden de yoksunuz Türkiye topraklarında. Değişik gerekçelerle köylerimizden koptuktan sonra maruz kaldığımız sosyal ortamda sahip olduğumuz değeri biliyor olmamıza rağmen buna anlamlı bir yaşam şekli oluşturamadan hayatlarımızı tüketip gitmekteyiz. Bu yüzden bize ait olanları ancak bize ait olan bir yerde geleceğe taşıyabiliriz ve üzerine koyabiliriz. Yani vatan vazgeçilmezdir…————-

 

———Özgün felsefemizi yeniden dilimizle ayağa kaldırmak mümkündür ve oradan başlayıp üstüne koya koya geleceği inşa edebiliriz….———

 

 

————-Dünyayı okumak, bulunduğumuz yeri keşfetmek, varmak istediğimiz noktaya odaklanmak ve ona göre yola çıkmamız gerekmektedir. Dilimiz barış dili olmak zorundadır. Kutsallık adı altında istismara izin vermemeliyiz. Bize sadece deoloji ile yaklaşanlardan uzak durup ufacık da olsa varmamız gereken yere bizi taşımaya katkı sağlayan eylemde bulunan insanların arkasında durmalıyız…———–

 

————- Çerkes halkı açıkça deklare edilen amaçlara sahip olmalı ve hayata geçmesi için halkın maddi katkısını zorunlu kılan etik değerler ortaya konulmalı ve etik değerleri çiğneyenlerin toplumsal bağları kesilmelidir.—————

———Devletin tüm olanaklarıyla elimizden aldığı dilimizi ve kültürümüzü devletin olanaklarını kullanarak yeniden canlandırmak hakkımızdır. Bölünürüz sendromuyla halkımızın varlığına ve geleceğine verilen zararın telafisini talep etmek hakkımızdır.————–

29.08.15

Marğuş Vezir

01:47

ASYALI ADAM

“Beyaz adam geldiğinde, bizim topraklarımız, onların ellerinde İncil vardı.
İncil’i verip bizi uyuttular; gözlerimizi açtığımızda İncil bizim elimizde, topraklarımız onlardaydı”
Jomo Kenyatta

Asyalı adam geldiğinde bizim de bereketli topraklarımız, özgür ve mutlu bir halkımız vardı. Bize kutsal dinle geldiler. Onu bize verdiler. Yanında da bolca pohpohladılar. İçimiz geçti. Uyuduk ve çoğumuz uykudan uyanamadan öldü ve niçin Kuzeyli adamın bizi öldürdüğünü bilemedik. Gözlerimizi açtığımızda kutsal din bizde, canlarımız Asyalı adamın ellerinde, topraklarımız Kuzeyli adamın ellerindeydi.
Marğuş Vezir
28.08.15