Tarihi Geçmişimize ve Siyasi Gerçekliğe Göre Örgütlenmeliyiz

Tarihi geçmişimize ve siyasi gerçekliğe göre örgütlenmeliyiz ki birbirimizin enerjisini yormadan geleceklerimizi kurabilelim.
Türkiyedeki Çerkes diyasporası olarak yaşadığımız en büyük sorunlardan birisi Çerkes diyasporasının Çerkes meselesini çözmek için kendi özgün terminolojisi yerine başka terminolojilere takılmış olmasıdır. Kafkas ismi ilk başlarda resmi olarak Çerkes adının yasak olmasından dolayı bir çalıyı dolanma durumuyken zaman içinde hem Abhaz hem Çeçen savaşlarında komşu halklarla dayanışma gösteren Çerkes halkının zorunlu üvey evladı durumuna getirilmiştir. Ayrıca Çerkesya Abaza diyasporasının kafa karışıklığı ve tarihe ve siyasi gerçekliğe uymayan yaklaşımlar sonucunda Kafkas adı yerine Çerkes adıyla örgütlenilmesine şiddetli karşı çıkışlar ve alınganlıklar gösterilmiştir.
Siyasi geçmişi Çerkesya ile ilgili olan Çerkesya Abazaları hem Çerkeslerle kardeş halk olduklarını ifade ederek Kafkas adının değiştirilip Çerkes adı yapıldığında ayırımcılığa uğradıklarını ifade etmekte hem siyasi geçmişleri aynı olmayan Abhazya’nın Çerkesya Abazalarını her türlü olanaktan faydalandırmasına rağmen Çerkesleri faydalandırmamasına ses çıkarmamakta ve bu konuda ayırımcılık yapıldığını hiç ifade bile etmemektedirler. Ayrıca Çerkeslerle kardeşiz diyen Çerkesya Abazaları, vatandaşlık konusunda siyaseten Ermeni ve Gürcülerden geri tutulan Çerkesleri hiç hatırına getirmemektedir.
Elbette kişiler bazında Çerkeslere yaklaşım konusunda olumlu tutumlar da vardır. Ancak kurumsallaşmamış ve Abhazyanın siyasi kararının sonucu olmayan bu tutumların gerçekte somut bir değeri yoktur…
Çerkesya Abazaları konusunda en önemli sıkıntı Çerkesya Abazalarının tarihi ve siyasi gerçeklerle örgütlenmemeleri ve Çerkesya ve Abhazya siyasi gerçekleri yerine duygusal davranmaları sonucunda manipülasyon aracına dönüşmeleridir.
Siyaseten Çerkeslerin Gürcülerle herhangi bir temasını yerden yere vuran Abhazya’nın Gürcülerin soykırım ve sürgün enstrümanını ellerinden almak için ne Çerkes sürgün ve soykırımını dillendirebilmektedir ne de siyasi bir karar alabilmektedir. Ancak Abhazlar Çerkeslerin Gürcülerle her temasını hainlik, düşmanlık ve fitne olarak nitelendirmektedir. Ancak asıl fitne Çerkesleri bu konuda suçlamaktır.
Tarihi Abhazya tarihi Çerkesya’nın komşu ülkesidir. Abhaz ve Çerkes halkları siyasi olarak komşu halklardır. Abhazlar Çerkesya için komşu diğer halklarla aynı statüdeyken Çerkesya Abazaları yaşam tarzı olarak Çerkeslere yakın ve aynı zamanda Abaza özgün rengine sahip bir halktır. Siyasi olarak aynı ülkenin halkıdırlar. İki dillidirler ve Çerkes olmadıkları halde Çerkeslerle en derin ilişkilere sahip halklardandır. Şu anda bile hem tarihi Çerkesyada hem diyasporada durum aynıdır. Ayrıca Abhazya’ya doğal vatandaşlık hakları tanınan Çerkesya Abazalarının pek çoğunun Abhazya’da bir süre yaşayıp, yaşam tarzını benimsemeyip nihayetinde yeniden tarihi Çerkesya’ya döndükleri vakalar sıktır. Ayrıca Türkiye diyasporasından hem Abhazya hem Çerkesya’yı ziyaret edip gözlemleyen Çerkesya Abazalarının birleştiği nokta, siyaseten kendilerine somut gelecek vaad eden Abhazya’ya rağmen kendi hayat tarzlarının Abhazlara uymamasından dolayı Çerkeslerle daha yakın olduklarını ifade etmeleridir yaşam tarzı açısından.
Çerkesler olarak nihai hedefimiz tarihi toprağımız Çerkesya’da yeniden kök salmaktır. Uğradığımız tarihi haksızlığı dünya milletleri nezdinde gündeme getirmek ve hem siyasi hem de ekonomik olarak meselemizi çözmektir. Bizim için Çerkesya Abazaları Çerkes halkına yaşam tarzı olarak en yakın halklardandır. Kendi renklerini ve kimliklerini koruyarak geleceğe uzanmalarını istiyoruz. Çerkesya’dan sürgün ve soykırımla atılan, Çerkesya’yı vatanı kabul eden ve orada Abaza olarak gelecek inşa etmek isteyen her Abazayla nihai amacımız ortaklaşmaktadır.
Geleceğini Abhazya’da gören Çerkesya Abazalarına da saygımız var, bu siyasi bir tercihtir. Ancak Çerkesya’nın geleceği için zaman zaman Abhazya’yla ters düşeceğimiz, bazen onlarla komşu bir halk olarak ortaklaşacağımız gerçeğini atlamasınlar.
Ancak Çerkesya’nın tarihi ve siyasi geçmişini yok sayarak yalnızca Abhazya’nın siyasi tezleriyle bize yaklaşılmasını haksızlık olarak kabul ediyor ve bu yaklaşımı reddediyoruz.
Abhaz atasözünde mealen “Tanrı bütün halkları özgür ve mutlu kılsın ama bizi de (Abhazları) unutmasın.” diyor. Abhaz halkı da unutmasın, siyasi bağımsızlığının arkasında hep durduğumuz Abhazya siyaseten Çerkes halkını unutmakta ve üstüne üstlük bir de haksız bir alınganlık göstermektedir.
Hepimiz halk olarak komşu ve dostken tarihi ve siyasi gerçeklerimiz ayrı ayrıdır. Geleceğimizi içiçe değil dostça ve ayrı ayrı örgütlemek zorundayız. Tarih ve siyasi şartlar bunu gerektiriyor.
Birbirimizle enerjimizi yormayacağız.

04.11.2019
Marguş Vezir
23:25

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.