GÜRCÜ HALKI ÜLKESİNİN TRUVA ATI OLMASINI HAKETMİYOR

GÜRCÜ HALKI ÜLKESİNİN TRUVA ATI OLMASINI HAKETMİYOR
Gürcistan’a Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra Batı ve özellikle ABD tarafından Truva atı olma görevi biçilmiş ve bu görevini yerine getirebilmesi için bir plan dahilinde durmadan çalışılmıştır. Gürcistan’ı ülkeyi ayağa kaldıracak liderler yerine Batının piyonu edecek liderlerin yönetmesi sağlanmış, Gürcü halkı da boş vaatlerle oyalanmıştır.
FETÖ yapılanmasının dünyanın en ücra ülkelerinde ve Gürcistan gibi eksen değiştiren ülkelerde olması tesadüf değildir. Bu hareketin gayesi yuvalandığı ülkelerdeki elit bürokratları yetiştirmek ve ileride kendi sözünden dışarı çıkmayacak ve o ülkeleri zahmetsizce sömürtecek altyapıyı hazırlamaktır. Ancak bu yapılanma sömürüden sadece nemalanacaktır ve asıl aslan payını ABD içindeki karanlık yapılanma alacaktır. Yıllardır aşikâr şekilde önümüzde duran bu yapılanmanın faaliyetlerine baktığımızda sıradan bir şarlatanın kurduğu bir örgüt olmayıp, bu örgütü sistematik şekilde işleyen sinsi bir global yapının kurduğunu okuyabiliyorduk. Sıradan bir hayır örgütünün altından kalkamayacağı kadar büyük maddi giderleri olan bu devasa yapılanmanın sadece hayır bağışlarıyla sürmediği aşikardı. Kara ve karanlık paralar ve karanlık güçlerce finanse edilen bu örgüt, karanlık efendilerinin dünya düzeninin kanlı planlarının küçük bir uygulayıcısıdır. Bu karanlık güçler istihbarat örgütlerini ve Batı devletlerini kontrol eden ve onları kullanarak tüm dünyaya egemen olmaya çalışan güçlerdir. Bu güçler dünyanın her yerinde kanlı terör örgütlerini kuran ve dünyayı istikrarsızlaştıran güçlerdir.
Kanlı ve karanlık efendiler Gürcistan’da ne planlamaktadır? Kanlı ve karanlık güçler tüm Kafkasya’nın ve özellikle Kuzey Kafkasya’nın(Çerkesya) Ortadoğulaşması için yani kanlı çatışmalara itilmesi için Gürcistan’a üs olma görevini biçmiştir. Gürcü halkı yaşam tarzı olarak dinsel farklılıklara rağmen Çerkeslere pek çok açıdan benzemektedir. Şu anda karanlık güçlerin gayesi Kuzey Kafkasya kökenli ve diasporada yaşayan insanları orta dönemde aşırı milliyetçilik, Rus düşmanlığı ve radikal dincilikle donatmak, sonrasında ise tüm bu grupları Gürcistan’da militarize etmek ve Rus Devletine sızdırarak ortalığı cehenneme çevirmektir. Bu cehennem ortamında hem Rusya’nın güç kaybederek çekildiği alanları sömürmek hem de Hazar ve ötesini sömürmek daha kolay olacaktır. Gürcistan halkının bunun farkına varmasını engellemek ve kontrol altına alıp ülkelerini kendi karanlık emellerine hizmet ettirmek isteyen karanlık güçler FETÖ okulları ve FETÖ destekçisi iş adamlarıyla mesai başındadırlar. Gürcistan gibi sınırlı ekonomik güce sahip bir ülkeyi her türlü ekonomik desteğe sahip bu gibi taşeron örgütlerin adım adım ele geçirmesi ve Gürcistan’ı fiili olarak Gürcü halkının kontrolünden çıkarıp kendi efendilerinin arzusuna göre hareket eden taşeron bir ülkeye dönüştürmesi kuvvetle muhtemeldir ve Gürcü halkı bu konuda uyanık olmalıdır.
Bilindiği üzere FETÖnün Gürcistan’da 12 kadar okulu ve bir işadamı yapılanması mevcuttur. Abhazyada ve Kuzey Kafkasya’da (Çerkesya) taban bulamayan ve tutunamayan FETÖ yapısı maalesef ki karanlık efendiler marifetiyle Gürcistan’da yuvalanmıştır. Tıpkı Türkiye’de denenen ve başarılı olamadıkları teşebbüs gibi Gürcistan’da da yönetim kadrolarının ele geçirildiğinin düşünüldüğü anda aynı teşebbüste bulunulacaktır. Bu teşebbüsün başarılı olması bölge için felaket olacaktır ve Türkiye Devleti ve Rusya Devletleri de yeni kanlı senaryolarla güç ve insan kaybedecektir.
Rus Devleti Çerkes halkıyla Abhazlarla yaptığı gibi adil bir denge kurduğunda, Türk Devleti de tarihi haksızlıkların geleceğe taşınmaması için Çerkes halkının Rus Devletiyle adil bir denge kurmasına siyasi olarak katkı sunduğunda bölgedeki halklar kenetlenecek ve karanlık güçler bölgede yenilecektir.
Gürcü halkı koyun postundaki dost sandıklarını tanımalı ve bölgesindeki halklarla kenetlenmelidir.
09.01.2017
Marğuş Vezir
21:39

TÜRKİYEDE ANADİL EĞİTİMİ Mİ ANADİLDE EĞİTİM Mİ?

TÜRKİYEDE ANADİL EĞİTİMİ Mİ ANADİLDE EĞİTİM Mİ?
Travmalar yaşamış ve büyük insan kayıplarının ertesinde kurulmuş bir devlettir Türkiye Cumhuriyeti. Neredeyse tüm kaynakları tükenmişken kurulmuş bir devlettir Türkiye Cumhuriyeti. Yavaş yavaş, parça parça ayrıştırılmış bir imparatorluğun son kara parçasında son bir gayretle vücuda getirilmiş bir devlettir Türkiye Cumhuriyeti.
Osmanlı İmparatorluğunun gayrimüslim parçalarını ayırmak için dinsel ve milli farklılıklar başarılı bir şekilde işletilmiş gayrimüslim toprak parçaları sistemli ve kolay bir şekilde İmparatorluktan koparılmıştır. Devleti ayakta tutmak için bu sefer Müslüman unsurlar üzerinde birlik teşebbüsleri vücuda gelmiş ancak bu da işe yaramamış ve Ortadoğu ve Afrikanın kopuşu engellenememiştir. Müslüman unsurların koparılışında milli farklılıkların etken olması kurulan yeni devlette haklı olarak farklılıklara karşı bir travma yaratmış, bu ise tek tipçi olunduğunda geçmişteki gibi kopuşların engelleneceği düşüncesini yaratmış ve devlet sistemi tek tipçi bir yaklaşımla işletilmiştir.
Ancak en zor zamanda bir araya gelen ve düşmana karşı mücadele eden farklı etnik unsurları bir araya getiren sebepler görmezden gelinmiştir. Bu görmezden gelme bu sefer de dışardaki düşmanların kolay manipüle edebilecekleri alanlar yaratmıştır. Bu daha sonra teröre evrilmiş ve ülkenin başına bela olmuştur.
Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasını sağlayan sebep canı yakılan ve ikinci sınıf görülerek sömürülen doğu(Asya) halklarının mücadele etmediklerinde ayağa kalkamayacakları ve Batıyla mücadele edemeyeceklerinin ayırımına varmalarıydı. Bu ayırıma yaşanan ölümler ve kayıplar zemin hazırlamıştır. Batının baskı unsuru olarak kullandığı teknoloji ve gücün doğu(Asya) toplumlarında da yaratılabileceği düşüncesi Türkiye Cumhuriyetine zemin hazırlamış ve sonrasında da yapılan devrimleri kolaylaştırmıştır.
Geçmişte yaşanan travmalardan kaynaklı olarak içselleştirilen “farklılıklara müsamaha edilmemesi gerektiği” düşüncesiyle hareket eden devlet bu ülke insanını daha da kenetleyecek insani farklılıkları ve doğal insani hakları yok etmeye veya görmezden gelmeye kalkmıştır. Bu görmezden gelme durumu da doğal olarak dış güçlerce manipüle edilmiştir. Bu manipülasyon da türlü propagandalarla terör örgütüne evrilmiştir. Farklılıklara müsamaha etmeyen sistem zamanla durumun bu şekilde devam edemeyeceğinin farkına varmış olsa da travmalardan kaynaklı içselleştirdiği bakış açısını değiştirememiştir. Değiştirmek istediğinde de bu sefer manipüle edilen isteklerle insani hakları birbirinden ayıramamış ve çözümsüzlük katlanarak büyümüştür. Bir yanda manipüle edilen insani haklar isteyen bir kitle diğer tarafta da düşmanların sürekli kullandığı farklılık vurgusuyla yeni acılar yaşamak istemeyen bir kitle karşı karşıya gelmiştir.
Türkiye Cumhuriyetinde ülkeyi yönetenlerin de bu ülkede hak talep edenlerin de hem yaşanan travmalardan haberdar olarak hem de kültürel farklılıkların ayrışma noktasını hedeflemeden insani hakları sağlaması gerektiğine inanarak hareket etmeleri gerekmektedir.
Anadil bağlamında “anadilde eğitim” ifadesi manipüle edilmiş bir ifadedir. Bu ifade devlet için eski travmaları canlandıran ve savunma refleksi yaratan bir ifadedir. Doğal olarak da amaçlananın devleti bölmek olduğu düşüncesi vardır ve insani haklarını talep edenlerin “anadilde eğitim istiyoruz” ifadesi olumsuz algılanacaktır. Bu durum hem insani talepleri karşılanmayan insanlarda devlet düşmanlığına sebep olacak ve hem insani bir hakkın kullanılması engellenecek hem de bu durum çatışmaya taban yaratarak dış düşmanların istediği duruma hizmet edecektir. Devletin travmasının farkında olan dış düşmanlar “anadilde eğitim” ifadesini bilerek ve isteyerek manipüle etmektedirler. Anadilde eğitim demek farklılıkların ilan edilmesi, farklılıkların çatıştırılması, farklılık temelinde birilerinin düşmanla iş birliği etmesi demektir, bölünme demektir, acı demektir, ölümler demektir, yeniden kabuslara dönmek demektir, çözümsüzlük demektir, devletin asabileşmesi demektir, temel insani hakların asla tam olarak sağlanmaması demektir. Çünkü “anadilde eğitim” devletin varlık sebebini farklılık temeline indirgemektir. Türkiye Cumhuriyetinin varlık sebebi bu coğrafyadaki insanların çalışarak ve terleyerek birinci sınıf insan olarak yaşayacaklarına olan inançlarıdır.
Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan herkes hem yönetirken hem de hak talep ederken bu coğrafyadaki travmaların bilincinde olmalıdır. Ayrıca bu travmaların yarattığı “farklılıkların tehlikeli olduğu düşüncesi” aşılmalıdır. Tek tipçilik yerine insani farklılıkları yok etmeyen, insani hakları sağlayarak manipüle edilecek alanlar bırakmayan anlayış içinde olunmalıdır.
Anadil bağlamında devletten sağlaması istenen “anadilde eğitim” yerine “anadil eğitimi” olmalıdır. Anadil eğitimi ana sütü gibi helaldir ve insanidir. Ayırımcılık ve ayrışma yerine bütünleşme demektir. Manipüle edilecek alan bırakmamaktadır. “Anadilde eğitim” ayrışma ve ateşe benzin dökmek demektir, travmaları diri tutup ülkeyi yangın yerine çevirmek demektir, devleti asıl görevi olan sosyal devlet olmak için enerji harcaması yerine şizofreniye itmek demektir. “Anadil eğitimi” renklerin ve devletin korunması, birbirine kenetlenmesi demektir.
Marğuş Vezir
23:17
03.12.16

КЪЭРУР ЗЕЙМ ЗЫIЭЩIИЛЪХЬЭЖЫН ХУЕЙЩ

КЪЭРУР ЗЕЙМ ЗЫIЭЩIИЛЪХЬЭЖЫН ХУЕЙЩ

Адыгэр ищхьэ къырикIуа Iуэхум къыбгъэдэкI мыхъумыщIэныгъэхэр игъэкIуэдын щхьэ гъуэгу зыдытеткъым, икIи хуэФащэу пщэдейм зыхуигъэхьэзыркъым. Хэхэсыр ипсэм йоджэри пщэдей гугъапIэ игъуэтижкъым. И бзэри и хабзэри хьэдэ пхъуэмгъум телъщи щыщIалъхьэну лъэхъанри жыжэкъым. Зэдэплъэу, зэдэзыщIэ зимыIэ Адыгэ Iуэхури Адыгэ Iуэхур зыФIэмIуэхуу езбы я жыпрэ я ныбэрэ нэхъ зим Iуэхухэм зыIэщIагъахьащи псэури пщIыхь защIэ тхэтщ. ЦIэшхуэ зыФIэщауэ ипэ ирагъащахэм дэ ди Iуэхуракъым ипэ ипагъащар. Абы я гугъэр Адыгэ Iуэхур ипIэ игъэкIын къудейщ.

Хэти сыт жырреIэ Адыгэм и пщэдейм и гугъапIэр хэкуращ. Адыгэу дунейм тетым еплъытмэ зы Iэбжьыб нэхъ мыхъу хэкурыс Адыгэращ литературэри, АдыгэцIэри, Адыгэ тхыдэри, Адыгэ гугъэри зыхъумар. Хэку зимыIэж лъэпкъыр куэдынущ, мыр нахуэщ. Хэхэсым щыIэ адыгэри хэушэпсыхьри ахэри пщэдей хэкIуэдэнущ. Хэхэсым щыIэ адыгэхэм я хасэхэри зыщхьэпэн хуей къудейри хэкумрэ хэхэсымрэ лъэмыж хуэхъуу а лъэмыжымкIэ адыгэ лъэпкъыу хэхэсым щыIэхэм щыщ куэдыр хэкумкIэ зэпырыгъэкIижын Iуэхущ. Зыи, нобэм нэс хэхэс адыгэм къахьаса диIэж тIэкIури хъумэжу лъэмыжым икIхэм зыдырагъэхьижынращ.

Адыгэр нобэ зыщыщIэм и нэхъыщхьэр хэкурыс цIыхухэм Адыгэм и Пщэдейр зэр езырхэрар зыхащIэу хэхэсым хуэгъэза Iуэхур лъэпкъыу ар зыIэщIалъхьэжынращ. Псэуми, хасэцIэ яIэ щхьэ лъэпкъым имхасэуэ щыт хасэхэр зыIэрагъахьэуэ ахэр лъэпкъ Iуэхум хуагъапсижын хуейщ. Лажьэ нэпцI защIурэ хэкурысхэр зыщIыпIи нэзмыгъэс хасэтетхэр зэрщыту лъэпкъ къэрукIэ къыраудыхыу лъэпкъ плъэкIэкIэ плъэхэм Iэрагъэхьэн хуейщ. Къуэжэдэсми, къалэдэсми, къулыкъущIэми, еджакIуэми, лэжьакIуэми, уэрамым тет цIыхуми я макъ къыщыздэхэщ, псэуми зэуэ зыдаIыгъ, зыхущIэкъу еплъыкIэр къегъэщтэн хуейщ адыгэ Iуэхум. Псалъэр зи IэмыщIэ илъхэм а псалъэр Фэ яIэмыщIэ щивмылъхьакIэ, икIи ахэм ялэжьыр Фэ Фызхуэйрауэ щыщымыткIэ икIи а псалъэр, икIи лъэпкъ хуэлэжьэн Iуэху пщэдэлъыр къэIэщIэФхын хуейщ.

фэ, хэкурысхэм Фигур къызэрыгъуэтауэ Адыгэ Iуэхур зыIэщIэФлъхьэжмэ, адыгэ макъыр къивгъэIукIыу, адыгэ лIыгъэ хэлъу адыгэ Iуэхум ФхущIэкъумэ дэри дигу къызэрыгъуэтижынурэ хэкум неблагъэжыр нэхъыбэ хъунущ.

Дыужэгъуащ псэуми, хэхэсымрэ хэкумрэ зыр зыр ягъэФIэным ФIэзмыкIыу Iуэху пэж езмыгъэлэжь цIыхухэр. Аращи мы Iуэхум кIэ езгъэгъуэтын къэрур зыIэщIэлъыр хэкум исхэу адыгэгу зезыхьэ ди лъэпкъым и Iэпкълъэпкъыу щыт  ди цIыхухэращ. Адыгэр адыгэгукIэ и Iуэху иужь ихьэмэ къыпэлъэщыни, зыщышынэни щыIэкъым. Мамырыгъэрэ, зэФIыныгъэрэ гупщысэм тету адыгэ лъэпкъым зыФIимгъэкIыФын Iуэху щыIэкъым. Ди цIэмрэ, ди лъагъуэмрэ зыдыгъуу ди пщэдейр дыФIэздыгъухэм адыгэцIэ пэжымрэ адыгэ лъагъуэ пэжымрэ сытым иIисми янэм щIэIугъуэм и чэзущ мис иджы.

Маргъущ Везир

13.11.16

17:05

ХЭТ ЗЫЩХЬЭПЭР МЫ IУЭХУР?

ХЭТ ЗЫЩХЬЭПЭР МЫ IУЭХУР?
Тыркум КАффЕД’кIэ дызэджэ, Адыгэ хасэхэм я зэгуэхьэныгъэ хасэм и тхьэмадэ Хьэгъундокъуэ Йашар Асланкайа Бжьыхьэпэ Мазэм и 20’ым хэкум щекIэкIа Адыгэ Махуэ зэщIэхъеиныгъэм хэтауэ, Дунейпсо Адыгэ Хасэм и зэхуэсым хэтауэ Тыркум къыщигъэзэжым щыгъуэ кхъухь лъатэ тедзапIэм сыхьэтитIкIэ ягъэхьэулейуэ яIыгъэ нэужь “Уэ Урысей Къэралыгъуэм илъэсиплIкIэ укъихьэну нобэ щыщIэдзауэ ухуиткъым.” къыжыраIэри къэутIыпщижащ. Мыр къызыращIа цIыхур ягъащIэкIэ зауэрэ банэрэ жызмыIэ, Адыгэ Iуэхур зэФIыныгъэрэ дийалогкIэ зэФIэсхыну яужь ит зы цIыхущ. Аращи зауэрэ банэрэ зимIуэху мы цIыхум хэкум зэримхьэФынумкIэ хэт ФIыгъэ къехъулIэну?
Хэкум ис ди Адыгэми, зищхьэ акъыл илъ хэхэсхэми, Урыс лъэпкъыми Адыгэ Iуэхур зэрзэФIахыФынури, зыхуейхэри зэр мы зауэрэ банэмрэ къыбгъэдэкIыу жытIэФынур аращи: мы Iуэхур Адыгэмрэ Урысымрэ язэхуакум зауэрэ банэрэ къыдигъэкIыу езбы и Iуэхур дахэ зыщIыну зиужь ит цIыхугъэншэ хьэкIэкхъуэкIэхэращ. яIуэхум къыщекIуам деж “Дэ къэралыгъуэ къэру диIэкъым. Ди IэмыщIэ зыри илъкъым.” жызыIэ куэдыр Адыгэ лъэпкъ Iуэхур зэтекIутэнкIэ Iэзэхэщ. Ахэр Урыс къэрэлыгъуэм и Iуэху щIакIуэхэм ятхьэмыкIуэхэм йоIущащэ, ахэр къагъапцIэ, ахэр щыхьадашри езбы яныбэФыжьхэм лъэпкъитми ипщэдейр трагъакIуадэр.
Адыгэ Iуэхур зэФIэхыныр Адыгэм щхьэ зэр Iуэху щIапхъэм хуэдэ къабзэу Урысхэм щхьэи Iуэху щIапхъэщ. Урысым мы Iуэхур Iэпэдэгъэлэл ищIу зэФIимыхмэ пщэдей къэхъунур къывжесIэнщ: Америкамрэ дыгъэ къуэхьэпэ къэралыгъуэхэмрэ я бийышхуэр Урысей къэралыгъуэращ. ягугъэри Урысейм иIэ щIым къыщIэкI газхэмрэ, щIы дагъэм хуэдэхэр зыралъэФIэлIэнрэ ис цIыхухэм япщIэнтIэпсхэрмрэ ялъхэмрэ иФынрэщ. Мыр зымыщIэ къытхэткъым. Пщэдей мы Iуэхур зэФIэмхауэ къанэрэ Адыгэри хэшэпсыхьа нэухь социальный инженерхэм Адыгэ хэшэпсыхьахэмкIэ я гугъэр нахуэщ. “фэ Фы адыгэт ауэ къыващIар мыхэращи Урысейм IэщэкIэ зэран ехын нэхъ амал ФиIэжкъым.” жаIэурэ езым еплъыкIэкIэ ягъэса националист адыгэхэмрэ, экстремист адыгэхэу зищхьэ иратхьащIыкIахэмрэ Грузия хуэдэ къэралыгъуэхэм Iэщэ IуэхукIэ щагъасэурэ хэкумкIэ ныраутIыпщхьэнущ. Апхуэдэу къэхъумэ урысхэри, адыгэхэри текIуэдэнурэ зигугъу тщIа къэралыгъуэхэри Урысэйр зыхуейм ирагъэзынущ. ЗыгъэкIуэдари Адыгэмрэ Урысымрэ хъунущ.
Аращи Адыгэ Iуэхур Урысымрэ Адыгэмрэ зыздыФIахмэ мыбы лъэпкъитIри лъэщ зыдищIынурэ зауэрэ банэрэ щымыIэ лъэхъаныр тIумкIи къытхуэкIуэнущ. Адыгэ Iуэхур хэхэсым Урысхэм япэтIысу зыздыФIэсхын хуэйри зауэ зимыIуэху, Адыгэ пщIэнтэпсыр хэкумкIэ езгъэзэн хасэхэращ. Урысхэм Iуэхур нобэ зыФIахыФын зэмани къэруи яIэщ нобэм.
Урысхэмрэ Адыгэхэмрэ зыщызгъэу, хэкурысхэмрэ хэхэсымрэ пэжым тету зыпыщIэныгъэ ягъуэтыным амал езмыт, Урысхэм ятхьэкIумэм иIущащэурэ Адыгэ Iуэхур зэФIэзгъанэхэр пщэдейм лъы гъажэ нэхъ зыри къызхэмкIын Iуэхум хущIокъухэр.
Ди хэкурысхэ, Адыгэ Iуэхур псэуми дизэхуэдэу ди къэлэнщ. “фэ Адыгэ IуэхумкIэ Фигур Фымгъэныкъуэ, дэ яужь дитщ.” жаIэурэ Фщызгъэуэ къэум щыIэщ хэкум. Ахэм зэрщытуми я напэр къыщIэгъэщыныр Фи пщэдэлъщ. Ахэм къытхуахьыну щыт пщэдей Iейм пэувынур Фэращ. ЗикI ФымувыIэу Урысхэми ди лъэпкъуэгъухэми пэжыр наIуэ яхуэзщIын хуейр Фэращ. Хэкум дапхуэдэ цIыхухэр сытым тету нэкIуэжу ди Iуэхур зэФIэха зэрхъунуми и политикар дунейм къытезгъэхъуэн хуейри Фэращ. Лъэпкъым и пщэдейр езбы я ныбэмрэ я пщэдеймрэ нэхъ емгупщысхэм къаIэщIэхижын хуейщ.
Маргъущ Везир
20.10.2016
23:11

RUSYA FEDERASYONU VE KAFFED

RUSYA FEDERASYONU VE KAFFED

KAFFED Genel Başkanımız sayın Yaşar Aslankaya’’nın 20 Eylül 2016 tarihinde Rusya Federasyonu’na yaptığı ziyaretten sonra Türkiye’ye dönerken havaalanında iki saat bekletilmesi ve akabinde dört yıl süreyle Rusya Federasyonu’na giremeyeceğinin tarafına bildirilmesi Rusya Federasyonu’nun yaptığı önemli bir hatadır.

Çerkesler 19. yüzyılda haksız yere vatanlarından koparılmış ve dünyanın pek çok yerine dağılmak zorunda bırakılmış bir halktır. Her ulusun olduğu gibi Çerkes ulusunun da kendi topraklarında yaşama ve kimliğini koruyarak yaşama hakkı vardır. Çerkes halkının diasporadaki örgütlülüğü devletsel değil, devletle karşılaştırıldığında asimetrik örgütlülüktür. Çerkes halkının örgütlerinde her türlü ideolojik izlere rastlanabilmektedir. Çerkes halkının diasporada yaşamaktan kaynaklı örgütsel bazda Rusya Federasyonuyla masaya oturacak yapıda bir örgüte sahip olmaması sorunu Çerkesler açısından derin bir sorun olduğu kadar Rusya Federasyonu açısından da derin bir sorundur.

Asimetrik yapıdaki örgütleri Rusya Federasyonunun ciddiye almayıp Rusya Federasyonu’nun Çerkes sorununu çözmeye yanaşmaması ileriye yönelik ekilmiş kanlı problemler demektir. Günümüz dünyasında savaşlar şekil değiştirmiştir. Güçlü orduların karşısına çıkamayan asimetrik unsurlar dünyanın her yerinde terör örgütleri şeklinde güçlü devletlere büyük zararlar vermekte, bu tür örgütler başka düşman devletler tarafından himaye edilerek istikrarsızlaştırılan bölgelerde hem kanlı senaryolar sergilenmekte hem de ilgili bölgeler himaye eden devletlerce ekonomik olarak sömürülmektedir.

Rusya Federasyonu doğal kaynaklar açısından oldukça zengin bir coğrafyaya sahiptir ve rakiplerinin de tek gayesi Rusya Federasyonu devletini istikrarsızlaştırıp onu bir şekilde sömürmektir. Rusya Federasyonu’nu fiili olarak istikrarsızlaştırma potansiyeline sahip en büyük unsur diasporada görmezden gelinen Çerkeslerdir.  Rusya Federasyonu adım adım kuşatılmıştır ve sırada Rusya’ya sızdırılacak asimetrik unsurların hazırlanması ve sızdırılması vardır. Rusya tarihinde en büyük haksızlığa uğrayan ve meselesi halen soğumamış en büyük kitle Çerkeslerdir. Diasporada bulunan asimetrik yapıdaki Çerkes örgütlenmelerinin Rusya Federasyonu’na karşı düşmanlıkla doldurulup, her türlü ekonomik desteği alarak Rus düşmanı büyük güçlerin asimetrik teröristleri olarak Rusya’ya karşı kullanılması olasılığı hiç olmadığı kadar hayat bulmaya yakındır. Dini yapıların içine sızarak insanları teröristlere dönüştürebilen global oyuncular için Çerkeslerin örgütlerine sızmak ve onları gelecek çıkarları için devşirmek sadece bir oyuncaktır.

Çerkes halkının sorunlarının çözümsüz bırakılması ve asimile edilip özünde barışçıl olan ve müzakereci olan yapısının global toplum mühendislerinin insafına bırakılması Çerkesleri Ruslar açısından en tehlikeli unsur haline getirmektedir.

KAFFED’in gayesi diasporadaki kendi tabanını asimile edilmeden geleceğe taşımak ve barışçıl bir şekilde Çerkeslerin uğradığı tarihi haksızlığı ortadan kaldırmak için Çerkeslere elinden gelen kapıları açmaktır. Devletle karşılaştırıldığında güç ve muhataplık açısından asimetrik olan dernek yapılanmasında olan KAFFED’in önünü en çok açması gereken güç Rusya Federasyonudur. Çerkes yapısına uygun barışçıl bir şekilde faaliyette bulunan bu yapı hem Çerkes hem de Rus halklarına felaket ve çatışma yaratacak çatışmacı yapıların güçlenmesine izin vermeden Çerkesler ve Ruslar arasındaki tarihi çözümün sağlanması için Rusya Federasyonu’nca özellikle öne çıkarılmalıdır. Rusya Federasyonu KAFFED yapılanmasını muhattap konumuna bizzat taşımalı ve Türkiye Cumhuriyeti yönetimiyle de bu konuda yasal zeminler yaratmalıdır.

Biz Çerkeslerin Rusya Federasyonu’ndan talep ettiği her şey insani haklarımızdır. Bizler hiçbir global oyunun piyonları olmak istemiyoruz. Rus halkıyla geleceğe dönük sorunlar yaşamak istemiyoruz. Kimliğimizle ve kendi alın terimizle vatanımızda yaşayabilme hakkı istiyoruz. Rus Devleti bir an önce asıl büyük sorunu olan Çerkes sorununu bir an önce masaya yatırmalı ve barış diliyle bu sorunu çözerek rakiplerine karşı önleyici hamlesini tamamlamalıdır.

Yarın kimse bedel ödememeli.

 

Marğuş Vezir

19.10.16

16:00

TÜRK-RUS-ÇERKES

TÜRK-RUS-ÇERKES

Türkiye’de Türk Halkına ve Türk yönetimine kendimizi yeterince anlatamadık. Özgün sorunumuzu dile getirme konusunda hep yavaş kaldık. Ne istediğimizi, amacımızın ne olduğunu yeterince anlatamadık. Türkiye içindeki olumlu imajımızı kullanarak ülke insanlarına kendimizi anlatma şansını da kullanamadık.

Çerkes Halkı barışçıl bir halktır. Özgün bir dile ve kültüre sahiptir. İnsanlığın bilinen tüm çağlarından beri kendine ait bir bölgede özgün yapısıyla yaşamış kadim bir halktır. En son Ruslarla yaptığı yüzlerce yıllık savaşını 1864 yılında dönemin emperyalist dünyasının da katkısıyla kaybetmiş ve Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasına dağılmıştır. Türlü nedenlerle dağınık yerleştirilen Çerkesler Osmanlı Coğrafyasındaki yoğun savaş ortamına yakalanmış bu coğrafyadaki insanlarla aynı bedelleri ödemek durumunda kalmıştır.

Peki Çerkeslerin derdi nedir Türkiye’de? Öncelikli olarak dili ve kültürünü Türkiye’de de korumaktır. Devlet olarak geçmiş dönemlerde kurumsal olarak asimile edilen dil ve kültürüne kurumsal/devletsel destekle yeniden hayat vermektir. Anadil eğitimi ve güncel teknik olanakların devletçe sağlanmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Rusya Federasyonu ile Çerkeslerin vatanlarından sürülmesinden kaynaklı problemleri çözmek için kurumsal adımlar atmasıdır. Türkiye Cumhuriyetinin Çerkeslere Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu arasında ekonomik, kültürel anlamda köprü olması için politikalar belirlemesi böylece barış ortamında üç tarafın da yararına olacak adımlar atmasıdır.

Çerkes Halkı vatanından kopmuş bir halktır ve vatanını da hiçbir zaman unutmamıştır. Kendi özgün coğrafyasına yeniden yerleşme hakkına sahip olan Çerkeslere hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Rusya Federasyonu geleceğe dair barış ortamının yaratılması ve emperyalist Batı tarafından yapılacak mühendislik çalışmalarıyla her iki ülke için de Çerkesler aracılığıyla Türk-Rus düşmanlığı tohumları ekilmemesi için devletsel destek vermek zorundadır. Çerkeslerin gelecekte kültürleri ve dilleriyle var olma şansı yaratan bu durum elbette ki Çerkes Halkının bu işe canı gönülden sahip çıkacağı ve hayat vereceği hayati meseleleridir.

Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti, barışçıl ve demokratik yapıdaki Çerkes Halkının kültürel ve tarihi sorunlarına özellikle ilgi göstermelidir. Ülkede sağlayacağı demokratik haklar için Çerkeslerle ilgili pilot uygulamalar yapmalı, barışa dayalı örnekleri Çerkesler üzerinden yaratmalı ve sorunlu halklara somut olarak devletin istediğinin barış içinde değişim olduğunu vurgulamalıdır.

Çerkeslerin Türkiye’de vatandaşlık, resmi dil, bayrak, toprak anlamında sorunları yoktur. Bu ülkede var oldukça bu ülkenin esenliğinin, barışının, demokrasi kültürünün parçasıdırlar. Çerkeslerin vatanının bu ülke dışında olması ve orada yeniden yaşama isteği, kendi dil ile kültürlerini yaşatma isteği, devletin kurumsal desteğini talep etmeleri demokratik ve insani isteklerdir. Bu istekler hem Türkiye Cumhuriyeti, hem Çerkesler için geleceğe daha sağlam uzanmak için hayat bulması gereken isteklerdir. Türkler Batı’nın ikircikli müttefikçilik oyunlarından; Ruslar, Batı’nın ,Rusya Federasyonu’nu zayıflatıp sömürme hedefine yönelik  politikalarından; ve Çerkesler vatanlarından uzak olmaktan çok çektiler. Üçlü sinerji zamanıdır.

14.08.2016

23:38

Marğuş Vezir

KOD

KOD

Dil, kültürün korunmasının ilk şartıdır çünkü kültür dile kodlanmıştır ve bu kodları yitirmek kültürü yitirmektir. Dil yitirildiğinde kültür belirli bir süre törensel olarak sürdürülebilse de zamanla anlamlılığını yitirir ve zamana yenik düşerek ortadan kalkar.

Diasporada Çerkes dili büyük tehlike altındadır. Çerkesyada hayatın her alanında kullanılan dil diasporada zamanla Çerkeslerin lokal olarak çoğunluk oluşturup bir arada bulundukları yerlere hapsolmuştur. Ekonomik alanda ve diğer toplumlarla etkileşmede kendisine bir yer bulamamıştır. Sadece Çerkeslerin günlük iletişiminde ve kendi aralarında kullandıkları bir öge olarak köylerin boşalması sürecine kadar kullanılmıştır. Köylerin boşalması, radyo ve televizyon gibi araçlarda dilin kendine yer bulamaması, dilin ekonomik bir önceliğinin olmaması, büyük şehirlerde gündelik hayatlarda gündelik ihtiyaçları gidermede Çerkesçenin işlevsizliği, dilin yazılı ve sesli olarak ürettiklerinin tüketileceği bir ortamın önünde yasal engellerin bulunması, dil ve kültür gibi unsurların ayrımcılık olarak algılanması gibi türlü nedenlerle Çerkesçe önemini yitirmiş, sadece bilenlerin psikolojik olarak rahatlamak ve farklı hissetmek için kullandıkları işlevsiz seslere dönüşmüştür. İletişimsel, ekonomik, geleceksel bir önemi kalmayan dilimiz kullanılmamaya ve öğretilmemeye başlanmıştır.

Dilimizi ve kültürümüzü bir kenara atmak halkımızın yüzyıllar süren savaşlarını ve çektikleri acıları bir kenara atmak demektir. Yüzyıllar boyu süren mücadelemizin temelinde herhangi bir kralın ve imparatorun arzuları için ölmek yerine binyıllar içinde halkımızın yarattığı insanlık değerlerini korumak arzusu vardı. Kaybedilen fiziki savaştan sonra dünyanın en acı sürgününe (sonuçları soykırıma yol açmıştır) dedelerimizi razı eden tek şey gurbet topraklarında kendileri olarak kalabileceklerine ve sahip oldukları insanlık değerlerini bir şekilde geleceğe taşıyabileceklerine olan inançlarıydı. Onlar hiçbir zaman vatanlarının kendilerine ait olduğu ve oraya halkımızın bir şekilde yeniden ulaşacaklarına olan inançlarını yitirmemişlerdi.

Dilimiz yittikçe binyıllardır dilimize kodlanan insanlık değerlerimiz özünü yitirmeye ve sembolik törensel gösterilere dönüşmeye başlamıştır. Halkımızın binyıllar boyu mücadelesini verdiği değerler anlamsız ve nostaljik kavramlara dönüşmüştür. Ortaya günübirlik yaşayan amaçsız ve farkındalıksız bir kitle çıkmıştır.

Dilimiz, rengimizi ve kokumuzu korumanın en büyük şartı olduğu için yaşamalıdır. Çerkes halkı aralarında yaşadığımız halkların da tasdik ettiği üzere binyılların getirdiği güzel hasletlere sahiptirler. İçinde yaşadıkları topluma barış ve ekonomi alanında olumlu katkılar sağlamaktadırlar. Böyle bir halkın köklerinden kopması ve kimliğini yitirmesi içinde yaşadıkları toplumlara kattıkları olumlu değerlerin köklerinden sökülmesi anlamına gelmektedir. Bir halkın binlerce yıldır taşıdığı kodları yitirmesi ve yeniden kodlanması hem o halkı hem de birlikte yaşadığı halkları yapısal olarak dejenere eder. Huzur ve barış ortamı olumsuz etkilenir.

Dilimiz insanlığımızın kodlarıdır. Deforme olan kodlarımızı yeniden dilimizle kodlamalıyız. Her toplum ancak, kendisine ait olan insanlığının kodlarına hayat buldurduğunda saygılı ve nitelikli bir şekilde geleceğe taşıyabilir kendisini.

Dilimizi yeniden konuşulabilir hale getirmenin ve onunla kendimizi yeniden kodlamanın yolu dilimizi kurumsal olarak öğretmek ve ona sosyal ve ekonomik bir alan açmaktır ayrıca öğretim dışında kitle iletişim olanaklarına sahip olmaktır. Bunun için de ciddi bir devlet desteğine ihtiyaç vardır. Devletin bu desteği açısından düşünüldüğünde devlet için ekonomik kayıp olarak düşünülebilir ancak, aksine bu, devleti güçlendiren önemli bir yatırımdır. Devletin bu konudaki kazancı genel toplumun barış ve istikrarını demokrasiyi kullanarak beslemesi ve dolayısıyla enerjisini sosyal devlet olma yönünde harcaması olanağı elde etmesidir. İlk olarak Çerkes halkı bilinçlendirilmelidir. Kodlarının değerinin farkındalığını bilecek; önce kendi olanaklarını sonuna kadar kodlarını korumak için harcayacak; devlet desteğini talep edecek ve devletin sağladığı olanakları sonuna kadar bilinçli şekilde kullanacak şekilde Çerkes halkını bilinçlendirmek önceliklidir. Devlet ve genel toplum nezdindeki olumlu kredilerimizi de bilinçlendirmeyi desteklemek için kullanmak da olanaklıdır. Ayrıca hiçbir şiddet yönelimi olmadan hak talep eden ve bunu kullanan bir kitle ülke huzuru ve barışının sağlanmasında motive edici bir örnek oluşturacaktır. Barışcıl ve üretken bir işleyişin örneği olan bu durum aynı zamanda Çerkes halkına vatanda ekonomik ve fiziki alan açacaktır. Böylece Çerkes halkı vatanıyla bağlarını koruyabilecek hem de kodlarını koruyabilmesinden kaynaklı olarak geleceğe kendini taşıyabilecektir.

Marğuş Vezir

10.05.2016/17.07.2016

22:56/02:22

 

Yeniden Ubuntu Toplumu Olmak

Yeniden Ubuntu Toplumu Olmak

Neyi yitirdik ve neden bir arpa boyu yol almakta bu kadar zorlanıyoruz? Çerkes toplumu olarak neden geleceğimizi kurmaya yönelik bir işleyişimiz yok? Biz dünümüzde neye sahiptik de artık değiliz? Neden her gün deforme oluyoruz?…

Ubuntu, Afrika kökenli bir hayata bakış açısıdır. Şu anlama gelir Ubuntu: “BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM”

Adıge felsefesinin özü “tzıxu/цIыху” sözcüğünden ve “fıwe tlağun/ФIыуэ лъагъун” kavramından yola çıkarak oluşan “Xabze/хабзэ”ye uygun olarak yaşamaktır. Yani, farkındalık sahibi olduğunun bilinciyle hayatı farkındalıklı ve bilinçli sevgiyle somutlaştırarak yaşamaktır öz. Adıge toplumunda tüm xabzelerin temelinde farkındalık ve sevgi vardır. Xabzelerde “ben” olgusu yerine “toplumsallık” olgusu merkezdedir. Ayrıca Xabze her bireyi özgün kişiliğiyle inşa eden bir işleyişe sahiptir.

Günümüz Çerkes toplumuna baktığımızda toplumun doğal yapısıyla işlemediğini ve dolayısıyla da gelecekte kendisini özgün olarak var edeceği refleksler geliştiremediğini görürüz. Köylerden kentlere göç, kapitalizm, ideolojik kabuller, dini anlayışlar, ekonomik çıkmazlar gibi pek çok nedenden kaynaklanmaktadır bu durum. Bireyin kendisini toplumun önüne koyduğu, bencil ve toplum yararının gözetilmediği yeni durumda ne toplum olumlu anlamda yol almakta ne de kişilikler ait oldukları toplumun rengini gerçekten taşımaktadırlar. Bu durumda da Çerkes toplumunun binyıllardır ortaya koyduğu değerler bireylerce sadece sömürülmekte ve yok edilmektedir. Ortaya ise özden yoksun, geleceksiz ve sürdürülmesi imkansız bir Çerkeslik çıkmaktadır.

“BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM” felsefesiyle davranmaya başladığımızda yeniden özümüzün somut işleyişine dönmüş olacağız. Yaptıklarımızı toplum yararına yapmamız gerektiği ve toplum olmadan yaptıklarımızın değer bulmadığı ve dolayısıyla bireysel gerçek mutluluğu tadamayacağımız bilincini yeniden içselleştirmeliyiz. “Bugün halkım için ne yaptım?” diye düşündüğümüzde “şunları yaptım”ın mutluluğunu tadan insanlar olmaya ihtiyacımız var yeniden.

UBUNTU Adıge Xabzesidir. Farkındalık, sevgi ve ideal işleyişimizin özetidir. BEN, BİZ OLMADIKÇA GERÇEKTEN BEN VE MUTLU OLAMAYACAĞIM için UBUNTU döngüsünde yaşamak hayatın en güzel hediyesinin mutluluğunu her gün tatmaktır. UBUNTU, geleceğimizi yeniden inşa edebilmenin anahtarıdır.

Var mısınız yeniden UBUNTU toplumu olmaya!

Marğuş Vezir

12.07.16

23:27

 

Duvar YAZISIMSILAR(ЛIУ)

Bir davada ithamlarla yolunuzu bulup yürüyemezsiniz. Eğer elinizden gelmeyenler için sadece suçlama yolundaysanız zaten o dava sizin için bitmiştir ve artık siz davayla yolunu bulmaya çalışan bir dava asalağısınız.

______________________________________

Beğenmediğiniz düşünce sahiplerinin düşünceleri yerine şahsı hedef almak zayıflıktır. Düşünceleri hedef aldığınız halde karşılığında şahsınız hedef alınırsa o zaman o şahsı hedef alabilirsiniz

_____________________________

Bizde nahoş olanı yapmak serbest söylemek yasak, yabancılarda nahoş olanı söylemek serbest yapmak yasak.
S.B.
Peki biz Çerkeslerde;
Önceden nahoş olanı incelikle/espiriyle söylemek varken şimdi hem atış serbest hem de yapmak ve yapmamış gibi yapmak moda.

________________________________________

KAFFED’e maddi güç vermeden devletsel eylem bekleyen ve akıl hocalığı yapan zevatın yaptığı zırvalar iyice sıktı artık!
İnsanını sömüren ve parlak aklı dışında halkına bir katkı sunmayanlar artık iyice sıktı!

_______________________________________

Гугъэр хуэфащэмэ бжэхэр къытхузэ1ук1ынущ

_______________________________________

Лъым итхьэщ1 хуэфащэр гуращ. Лъы къик1ам зри итхьэщ1къым, мапц1эри гъащ1эр егъауф1ыц1.

_____________________________________

 

 

ÇÖZÜLMESİ GEREKEN EN ÖNCELİKLİ SORUNUMUZ

ÇÖZÜLMESİ GEREKEN EN ÖNCELİKLİ SORUNUMUZ
БЗЫЛЪХУГЪЭРАЩ ДИ ГЪУАЗЭР
Бзылъхугъэр Адыгэ Iуэхум ипэ идмыгъэщижым икIи дыкIуэтэнукъым икIи дыIуэтэнукъым. Бзэри, гъэсэныгъэри зыIэщIэлъыр бзылъхугъэращ. Лъэпкъым и пщэдейм и IункIыбзэри зыIэщIэлъыр бзылъхугъэращ.
Адыгэуэ Адыгагъэм и IэФIыгъэ зыIухуа сэр хуэдэхэр дыжейми, дыкъэтэджми, сыт Iуэху яужь дитыми Адыгэм и пщэдейм щхьэ зыгуэр тщIэФыну пIэрэ жоуэ жэщи, махуи зыдоукIижыр. Жэщи махуи зыгуэрхэм яужь дитщ мы Iуэхум щхьэ. ИкIи зыгуэрхэри утыку къыдолъхьэ ауэ лъэпкъыр дыгъэкIуэтэФкъым ипэкIэ. Ди бынхэм АдыгэцIэхэр яФIыдощ, додауэ, дозауэ ауэ хъукъым. Ди щIэблэри, ди хабзэри махуэ къэскIэ тФIокIуэд.
Щэхуу ди бзылъхугъэу ди пщэдейр зэпхахэм я зы ныкъуэм дащIэдэIумэ жаIэ куэдыр гурымыхьрэ хуэмыФащэщ. “Адыгэхэр зыкIи ФIыкъым. Сыт хуэдиз уапэжыжэми уэркIэ нэхъыФIщ./ Дэдейхэм нэхъ цIапIэ щыIэкъым./ Зэр Адыгэр зэрысщIэм щхьэ пэжыжэу сыщытщ. /Хамэ гъунэгъухэр нэхъыФIщ. / Дэдейхэм я жьэм къыпхумхьын щыIэ./ Адыгагъэм сыт къытхуихьыну!/ фыкIэрыкI Адыгэбзэми инджылизыбзэ явгъащIэ цIыкIухэм. /Анна, сыту ФIы хъуа къуажэм сыкъызэрдэкIар, сыIуэтэжащ. Сэ дауэ мыхэм садэпсоуа! /Алыхь, Адыгэмэ ФIы къыпомхын….” Хуэдэрэ нэхъыкIэрэ куэд къэжьэдоукIрыкI ди бзылъхугъэм.
Ипэ ди бзылъхугъэм гу лъегъэтэжын хуейщ лъэпкъым и къэкIуэныр зэраIэщIэлъыр. Ахэр хасэхэми тщIэн хуей Iуэхухэми я гупщысэкIэ ди Iуэхум итхьэмадэ тщIижын хуейщ. Унагъуэр зэрщыту Адыгэ Iуэхум хэшэу ар пщэдейм Адыгэу къызэтегъэнэным и гъуэгур бзылъхугъэр ипэ игъэщижынращ зэпхар. Дэ сыт хуэдихуи дэгъугъуэу дыгупщысэмикI абы хулъхугъэу псэ хэлъхьэн Iуэхур тхузэФIкIкъым.
Ди бзылъхугъэр Адыгэ гупщысэкIэ къэдгъэунэхуижу ди Iуэхур ипIэ игъувэжын хуейщ. Ахэм яIэу щыт къэрурм гу лъадгъэтэжу я къэрур гъэщIэ зэхъуэкIыныгъэкIэ дыгъэсэбэпын хуейщ. Хулъхугъэр лъэщрэ Iущым гъащIэр лъэщрэ Iущу зэрихъуэкIыФкъым. ГъэщIэр лъэщрэ Iущ зыщIыр бзылъхугъэм и къэруращ. Ди бзылъхугъэм губзыгъагъэрэ Адыгэ еплъыкIэкIэрэ зыкъагъэIэтижын хуейщ. Адыгэм и пщэдейр зыбзынури ар хуэФащэ Адыгэ Фащэуэ лъэпкъым щезгъэтэгъанури бзылъхугъэращ. Адыгэ бзылъхугъэр Адыгэ псэукIэм зэри дэрбзэрым гу лъыттэжын хуейщ. Бзылъхугъэм дэрбзэрын щIэныгъэм щыгъэгъуэзэжын хуейщ.
Ди нахъыбэр хасэхэми Адыгэ Iуэхуми ди бзылъхугъэхэм къэФIэддыгъу зэманымкIэ долэжьыр. Ди бынхэм адыгэцIэхэр яФIыдощыр ауэ къэдлэжь Iуэхугъуэр ди гъащIэм тхухэлъхьэкъым икIи адыгэцIэ зыФIэтща ди бынхэри адыгэ тхуэгъэхъукъым. Аращи бзылъхугъэр лъэпкъым зэригъэсакIуэр ди Iэпэдэгъэлэлщ псэуми. Ахэм я къэру дэ тхэмылъымкIэ лъэпкъыр тхуэгъэкIуатэкъым. Догупщысэ, зыдоФыщIиж ауэ лъэпкъыр зыми къедгъэлыФкъым.
Унэм зыщыгъаси хасэм кIуэ жаIэ Адыгэм. Унэм щIэсыр зыгъэпсынур бзылъхугъэращ. Адыгэгури Адыгэ еплъыкIэри гъащIэм хэгъувэжынуым и гъуэгъур ди бзылъхугъэр ди гъуазэ хъуижыным епхащ.
Маргъущ Везир
16.06.16
22:48