BİZ

...

BİZ

Yeter artık. Duymak istemiyoruz artık bölünme ve bütünlük kaygısının arkasına saklanarak halkımıza en büyük kötülüğü yapan sesleri.

Evet, devlet eliyle asimile edildik, olmadığımız şey olmaya zorlandık, birlik ve bütünlük söylemleriyle halkım bölük pörçük edildi ve sesimiz çıkmadıkça daha da daha da üzerimize geldiler. Bize sevecen davrandıklarını zannettirerek bizi mahvoluşa ve yok oluşa teslim ettiler. Dilimiz, kültürümüz devlet eliyle yok edildi, halkımızın yüzyıllarca verdiği canlar unutturularak halkımız kendisini inkar eden sisteme insanlarını kurban eden bir yapıya devşirildi.

Savaştan, kandan ve şiddetten uzak durarak kendisine yapılan tarihi haksızlıkları gidermek için barış içinde yol arayan halkıma bunu çok gördünüz. Bize en büyük oyunu oynayan ve Ruslardan daha büyük kötülüğü eden, din simsarlığıyla halkımı vatanından söküp alan Osmanlıya minnet duymamızı istediniz utanmadan. Bize kucak açtıklarını dile getirdiniz sürekli olarak ama açılan kucağın sahibinin niyetini de hep gizlediniz. Nerede ölüm ve savaş varsa bizi hep malzeme yaptınız. Kadınlarımızı, genç kızlarımızı köle pazarlarında sattınız. Kahramanlığımızı ve insanlığımızı övdünüz ancak ne zaman biz buyuz dediğimizde de arkamızdan sövdünüz. Tanrının bize en güzel armağanı olan dilimizi elimizden almak için her şeyi yaptınız. Tanrı olmaya ve bize haklar bahşetmeye kalktınız. Yaşama, düşünme ve insanca var olma haklarımızı gasp ettiniz önce. Daha sonra ise tanrılaştırdığınız sistem kullarına haklarını gerektikçe bahşetti ve devlete secde etmemizi beklediniz.

Evet hakkımız. Devletin tüm olanaklarıyla elimizden aldığı dilimizi ve kültürümüzü devletin olanaklarını kullanarak yeniden canlandırmak hakkımız. Bölünürüz sendromuyla halkımın varlığına ve geleceğine verdiğiniz zararın hesabını sormaya hakkımız var.

Biz kan istemiyoruz. Şiddetten de uzağız. Ancak görüyoruz ki haksızlıkları gidermek için şiddete baş vuranlarla oturup konuşulurken şiddetten uzak halkım görmezden geliniyor. Bu açıkça barış arzulayanlara şiddeti tavsiye etmek değil midir?.. Biz bu coğrafyada sadece barış istiyoruz ve tek bir insanın kanının herhangi bir hesaba hizmet etmesini arzulamıyoruz…

Ey halkım, uyan artık. Geleceğini sorgula. Öfkeye ve heyecana kapılmadan eyleme geç. Kendi geleceğini ancak kendi ellerinle yaratabilirsin. Yüzyıllarca kanını vatanı için akıtan atalarımız kanlarını bizim için akıttı. Biz kanımızı ve canımızı o insanlara borçluyuz. Ya atalarımızın lanetine uğrayarak onursuzca bir yok oluşa razı olacağız ya da atalarımızın bize bıraktıkları xabzemizle ve dilimizle var olacağız ve dönmek için terk ettikleri vatana biz döneceğiz ve ruhlarını sevindireceğiz.

Marğuş Vezir

27.10.14

20:23

Bir cevap yazın