GÜRCÜ HALKI ÜLKESİNİN TRUVA ATI OLMASINI HAKETMİYOR

...

GÜRCÜ HALKI ÜLKESİNİN TRUVA ATI OLMASINI HAKETMİYOR
Gürcistan’a Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra Batı ve özellikle ABD tarafından Truva atı olma görevi biçilmiş ve bu görevini yerine getirebilmesi için bir plan dahilinde durmadan çalışılmıştır. Gürcistan’ı ülkeyi ayağa kaldıracak liderler yerine Batının piyonu edecek liderlerin yönetmesi sağlanmış, Gürcü halkı da boş vaatlerle oyalanmıştır.
FETÖ yapılanmasının dünyanın en ücra ülkelerinde ve Gürcistan gibi eksen değiştiren ülkelerde olması tesadüf değildir. Bu hareketin gayesi yuvalandığı ülkelerdeki elit bürokratları yetiştirmek ve ileride kendi sözünden dışarı çıkmayacak ve o ülkeleri zahmetsizce sömürtecek altyapıyı hazırlamaktır. Ancak bu yapılanma sömürüden sadece nemalanacaktır ve asıl aslan payını ABD içindeki karanlık yapılanma alacaktır. Yıllardır aşikâr şekilde önümüzde duran bu yapılanmanın faaliyetlerine baktığımızda sıradan bir şarlatanın kurduğu bir örgüt olmayıp, bu örgütü sistematik şekilde işleyen sinsi bir global yapının kurduğunu okuyabiliyorduk. Sıradan bir hayır örgütünün altından kalkamayacağı kadar büyük maddi giderleri olan bu devasa yapılanmanın sadece hayır bağışlarıyla sürmediği aşikardı. Kara ve karanlık paralar ve karanlık güçlerce finanse edilen bu örgüt, karanlık efendilerinin dünya düzeninin kanlı planlarının küçük bir uygulayıcısıdır. Bu karanlık güçler istihbarat örgütlerini ve Batı devletlerini kontrol eden ve onları kullanarak tüm dünyaya egemen olmaya çalışan güçlerdir. Bu güçler dünyanın her yerinde kanlı terör örgütlerini kuran ve dünyayı istikrarsızlaştıran güçlerdir.
Kanlı ve karanlık efendiler Gürcistan’da ne planlamaktadır? Kanlı ve karanlık güçler tüm Kafkasya’nın ve özellikle Kuzey Kafkasya’nın(Çerkesya) Ortadoğulaşması için yani kanlı çatışmalara itilmesi için Gürcistan’a üs olma görevini biçmiştir. Gürcü halkı yaşam tarzı olarak dinsel farklılıklara rağmen Çerkeslere pek çok açıdan benzemektedir. Şu anda karanlık güçlerin gayesi Kuzey Kafkasya kökenli ve diasporada yaşayan insanları orta dönemde aşırı milliyetçilik, Rus düşmanlığı ve radikal dincilikle donatmak, sonrasında ise tüm bu grupları Gürcistan’da militarize etmek ve Rus Devletine sızdırarak ortalığı cehenneme çevirmektir. Bu cehennem ortamında hem Rusya’nın güç kaybederek çekildiği alanları sömürmek hem de Hazar ve ötesini sömürmek daha kolay olacaktır. Gürcistan halkının bunun farkına varmasını engellemek ve kontrol altına alıp ülkelerini kendi karanlık emellerine hizmet ettirmek isteyen karanlık güçler FETÖ okulları ve FETÖ destekçisi iş adamlarıyla mesai başındadırlar. Gürcistan gibi sınırlı ekonomik güce sahip bir ülkeyi her türlü ekonomik desteğe sahip bu gibi taşeron örgütlerin adım adım ele geçirmesi ve Gürcistan’ı fiili olarak Gürcü halkının kontrolünden çıkarıp kendi efendilerinin arzusuna göre hareket eden taşeron bir ülkeye dönüştürmesi kuvvetle muhtemeldir ve Gürcü halkı bu konuda uyanık olmalıdır.
Bilindiği üzere FETÖnün Gürcistan’da 12 kadar okulu ve bir işadamı yapılanması mevcuttur. Abhazyada ve Kuzey Kafkasya’da (Çerkesya) taban bulamayan ve tutunamayan FETÖ yapısı maalesef ki karanlık efendiler marifetiyle Gürcistan’da yuvalanmıştır. Tıpkı Türkiye’de denenen ve başarılı olamadıkları teşebbüs gibi Gürcistan’da da yönetim kadrolarının ele geçirildiğinin düşünüldüğü anda aynı teşebbüste bulunulacaktır. Bu teşebbüsün başarılı olması bölge için felaket olacaktır ve Türkiye Devleti ve Rusya Devletleri de yeni kanlı senaryolarla güç ve insan kaybedecektir.
Rus Devleti Çerkes halkıyla Abhazlarla yaptığı gibi adil bir denge kurduğunda, Türk Devleti de tarihi haksızlıkların geleceğe taşınmaması için Çerkes halkının Rus Devletiyle adil bir denge kurmasına siyasi olarak katkı sunduğunda bölgedeki halklar kenetlenecek ve karanlık güçler bölgede yenilecektir.
Gürcü halkı koyun postundaki dost sandıklarını tanımalı ve bölgesindeki halklarla kenetlenmelidir.
09.01.2017
Marğuş Vezir
21:39

Bir cevap yazın