ПӀУ ПӀУ ШЭЙТӀАН ПУ ПУ ХЬ…

ПӀУ ПӀУ ШЭЙТӀАН ПУ ПУ ХЬ..


Хьэӏути шэйтӏаным хуэдэу пэжхэр зэблешыр.
РФм къыдигъэкӏыну щыт къэралыгъуэ хабзэщIэмкӏэ Урыс лъэпкъ закъуэр РФм ис лъэпкъхэм я тепщэ закъуэ зыщӏыным хуэзыгъакӏуэну щытыкIэр зэр хэхэсу дыдэкъым. РФр зы Федерацием, абы къэралыгъуэм ис лъэпкъхэри зэхуигъэдэн хуейщ бзэкӏэ, псоукӏэкӏэ.
Хьэӏути ‘хэт мы хабзэм щхьэ иремыхъу жиӏэми ар Американ я тӏасхьэщӏэх’ыу къырегъэкӏ и псалъэкӏэмкӏэ.
Уэ Хьэӏути, дэ ды тӏасхъэщӏэхыу тщымытми уэ пэжхэр зэблэзыш узы шэйтӏанщ. Ӏулъхьэ къыпхуащӏахэмкӏэ лажьэ зимыIэ уи лъэпкъым хъуари мыхъуари зэхэплъхьэурэ и пэжхэр зэбблошри ар лъэпкъ тӏасхъэу нахътэ птезылъхьахэм я пащхьэ иболъхьэр. Емыкӏущ. Уэ ущыуащ ауэ узыӏууэнури гуауэщ. Мыгъуэ дызэхэпщӏыхьын уи гугъэ щхьэ уэ уи ӏулъхьэр мыгъуэ пхуэхъунущ.
Адыгэм щхьэхуэ, ФСБм щхьэхуэ, Путин щхьэхуэ жыбоӏэ… Уэ у лъэпкъ зэфӏэгъэкӏуэдщ. Пщӏэхэр захуэкъым. Адыгэмрэ Урысымрэ я зэфӏыныр уи ӏуэхукъым, аткӏэ мыткӏэ къыдэбудращ узэплъыр.
Уэ ди лъэпкъэгъухэ фымышынэ! Дунейр дыгъусэрей дунейкъым. Пэжым фыкӏэрымыкӏ. И щыгум %10 нэхъ къырамна дызылъэпкъми ди пэжыр зетхуэмэ ди пэжым гъащӏэ еттыфынущ. Фыдакъузэнкӏэ, фамгъэбэуэнкӏэ фагъэшынэми фымышынэ. Ди Черкесияр ядгъэдыригынукъым. Черкесыр зэр Адыгэр, Черкесияр дызэрихэкур сыт щыгъуи ипэ идгъэщынущ. Зи бжыгъэм и мащӏэ тӏэкӏур хэхэс ящӏа адрей Черкесия лъэпкъхэр (мы Черкесу щыт Балкъар сыт хуэдэ) къыттырагушхуэ щхьэ ахэм Черкесияр зэрыадыгэ хэкум нэхъ фӏэкӏыпӏэ зэрыщымыIэри зэрагъэщӏэнущ. Хэт мамырыгъэм пымыкIыу пэжкӏэ къакIуэми ар ди унафӏэгъущ. Хэти фыгъуэурэ нэф хъуами абыи дыпыщӏэтщ, пэжри зэригъэщӏэнущ.
Аращи лъэщыр дэращ. Пцӏы зыупсыр къэрабгъэщи лъэщкъым. А, зывущэху жызыIэхэр фэ къыфщхьэщыжу, ӏейм фкъырагъэлыну аракъым. Ахэм пэжыр ябзыщӏурэ, дывикъуэшщи дэ тщымыӏэмэ ахэм мопхуэдэ гугъэ ӏей яӏэщи гу лъыфтэнутэкъым къывжедмыӏатэмэ жоурэ я къуэшхэр зэрщӏашар утыку къихуэнущ. Ахэм пэжыр ягу техуэркъым. Зы нэрыбгэм жиӏэ зы пэж цӏыкӏум я псэр щощтэр. Зы нэрыбгэ къудейм жиӏэ пэжыр мыпхуэдизу щылъэщкӏэ лъэпкъу ар зэдэтӏыгъмэ къэхъунум фегупщыс.
Уи пэжыр пщӏэмэщ ар щыбгъэзэщӏэфри, защебгъэщӏэжыфри.
Ӏущащэр къэрабгъэщ, зыщышынэ куэдщ. Ӏущащэм ирегъэӏушэкӏ пэжыр…
Иӏэ Адыгэ, къызэфӏэдывгъэгъувэж ди макъыр…

Маргъущ Везир

29.06.2020

19:46

Read More

RUSYA FEDERASYONU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE ÇERKESLER

RUSYA FEDERASYONU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE ÇERKESLER

-Gerçekleri hatırlatmamızın nedeni nefret tohumları ekmek için değil, geleceğe uzanırken içimize öfke tohumları ekmemek içindir.-

Kadim renkleri ve kadim halkların geleceklerini gasp ederek ve yaşama haklarını her türlü insanlık suçunu işleyerek ortadan kaldıran haksız yönetimin mirasçılığı söylemlerini insanlığa karşı suç işlemeyi övme olarak alıyoruz. Ayrıca fiili olarak Rus halkı dışındaki federasyon halklarını ikinci plana atan her türlü girişimi de kültürel soykırım teşebbüsü olarak alıyoruz. Rusya Federasyonunun lingua frankası olarak Rusçanın ortak iletişim ve ortak bilim dili olmasının yanısıra diğer tüm etnik dil ve kültürlerin açıkça güvenceye alınmasını talep ediyoruz. Bu talebi de nüfusunun şu an yüzde 90’ı Rusya Federasyonu topraklarında olması gerekirken soykırım ve sürgün sonucu diyasporada yaşamak zorunda bırakılan Çerkes halkı olarak yapıyoruz ve buna da sonuna kadar hakkımız olduğunu ifade ediyoruz.
Çarlık Rusyası tarafından uygulanan ilk soykırım maalesef ki insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında iki kategoride birden yer almaktadır. Bu soykırımdır ve birinci kategori budur, ikincisi bu BİYOLOJİK SALDIRI şeklinde gerçekleşmiştir. 1800’lü yıllarda işgale boyun eğmeyen doğu Çerkesya halkına karşı yürütülen saldırılarda geri adım attıramayan Çarlık Rusya’sı insanlığa karşı suç teşkil eden biyolojik saldırıda bulunmuş ve bu saldırı tarihi kayıtlara da geçmiştir. Bu saldırı veba mikrobunun hem orman hayvanlarına bilinçli olarak bulaştırılması, hem Çerkeslerin arasına sığınmacı görüntüsüyle virüs taşıyan insanların gönderilmesi, hem de evcil hayvanlara bulaştırılması şeklinde gerçekleşmiştir. Bu saldırı sonunda doğu Çerkesya halkının toplam nüfusu 300 binden 30 bin gibi bir rakama düşürülmüş, Rus ordusu savaş meydanında geriletemediği Çerkes halkını toplu şekilde veba hastalığıyla yok etmiştir.
Çarlık Rusyasının ikinci insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamındaki suçu 1864 yılında resmi olarak son bulan Rus-Çerkes savaşında Rusların hem soykırım gerçekleştirmiş olması hem de savaşın bitiminde Çerkesya’nın ana unsuru Çerkesleri yaşama kaynaklarını da yok ederek zorla topraklarından sürmüş olmasıdır. İkinci soykırım sonrasındaki bu sürgün bu sefer hayatta kalan tüm Çerkes ulusunun nüfusunun %90’ının sürgün yolunda ve yeni yaşam alanlarında nüfusun büyük kısmını yok edecek dolaylı üçüncü soykırıma dönmüştür. Ayrıca vatanında kalan Çerkesleri de uzun dönem fiziki olarak rahatsız ederek ve de propagandalarla ülke dışına çıkarmıştır Çarlık Rusyası.
100 yıl süren savaş ve ertesinde insanlık tarihi boyunca Çerkeslerin kesndi vatanlarındaki geçmişe dair tüm kalıntılar planlı bir şekilde ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca Çarlık Rusyası Çerkeslerden askeri güç olarak da sürekli faydalanmış, ön saflarda Çerkesler kanlı savaşlarda yitmiştir. Sovyetler döneminden önce Çerkesya Kızıl ve Beyaz orduların boğuşma sahası olmuş, Çerkes halkı yine kanlı bedeller ödemiştir. Sovyet iktidarı kurulurken de bilinçaltında ırkçılık kokan bahanelerle pek çok yerleşim biriminde katliamlar gerçekleştirilmiştir.
Sovyet iktidarı zamanında da tamamen suni olan birlikteliklerle Sovyetlerin ruhuna aykırı şekilde Çerkes Ulusunun kendi kendini yönetmesine engel olunmuştur. Sonuç olarak hem Çarlık Rusyası hem Sovyetler Birliği zamanında bir şekilde Çerkes halkının geleceğe uzanma gücü elinden alınmıştır. Rusya Federasyonu zamanında ise ilk başlarda hakları teslim edecek izlenim uyandırılıp ertesinde Çerkeslere karşı yapılan kamusal haksızlık bu sefer istihbarat güçleri marifetiyle devam ettirilmiştir. Mesele o kadar vahim bir hale getirilmiştir ki Çerkesya’nın kalbi olan Soçi’de sanki hiç Çerkes yaşamamış gibi Çerkesler Rusya Federasyonu tarafından inkar edilmiş, gerçekleri ifade edenler vahşi bir şekilde baskılanmıştır.
Ancak dünyada konjenktürler değişmiştir. Baskı ve inkarla hareketsiz kılınmaya çalışılan tüm halkların asimetrik unsurlar olarak barış ve huzuru yok etme potansiyelleri aşikardır. Birbirine rakip küresel güçlerin bunu etkin kullandıkları ve bu konuda birbirlerine taviz vermekten kaçındıkları da bir gerçektir. Rusya Federasyonunun en büyük zayıflığı da Rusya Federasyonunu güçlü kılacak en büyük şans da burada yatmaktadır. Birlikte yaşamak için bir tarafın herkese efelenmesi devri kapanmıştır. Birlikte yaşamanın artık tek unsuru gönüllü birliktelikle alınterinin sömürülmeden serbest dolaşabildiği ekonomik alanlar yaratmak ve bu alandaki herkesin bu alanlarla ilgili ekonomik ve psikolojik bağının olmasıdır.
Çerkes halkı barışçıl ve üretken bir halktır. Çerkes halkının geçmişte uğradığı haksızlığın telafisi Çerkesya’da onlara eski alanlarını açmak ve alan açarken de bunu alınteri ve psikolojik olumlamayı Rusya Federasyonu ekonomik alanına eklemlemek gayesiyle planlı bir şekilde yapmak gerekmektedir. Travmaları iyileşmiş bir Çerkes ulusu üretimin ve kaliteli yaşamanın ve dolayısıyla sürdürülebilir barışın teminatı olacaktır. Aksi sadece kaostur. Anayasaya bu yüzden Çerkes halkının tarihi haklarını onayan, Çerkeslerin bir devlet programıyla yeniden eski topraklarında yeşermesinin önünü ekonomik ve psikolojik olarak açacak hükümlerin konmasını istiyoruz. Pazarda herkesin Rusçayla anlaştığı ancak herkesin renklerinin de belirgin olduğu, kadim ulusların emeği ve varlığının saygı gördüğü bir Rusya Federasyonu istiyoruz. Ayrıca Rusya Federasyonunun sürdürülebilir refah için ihtiyaç duyduğu insan kaynağı olarak Çerkes halkının yeniden vatanlarına dönüşlerinin teşvik edilmesini de öneriyoruz. Çerkes halkının özgün geleneklerinin de saygı ve insan kavramlarına dayandığını ve bunun da modern devlet kavramının temel unsurları olduğunu hatırlatıyoruz.

Marguş Vezir
26.03.2020
23:44

KENDİ DAVAMIZI KAPI DIŞARI ETMEK

KENDİ DAVAMIZI KAPI DIŞARI ETMEK

“Çeçen, Oset, Abaza vs olan ancak kendisini Çerkes gören insanları kapı dışarı mı edelim!” tezine karşı ben de o halde insanları kapı dışarı etmediğimiz ancak kendi davamızı kapı dışarı etmeyen ve onu baş köşeye oturtan bir çözüm olması gerektiğini söylemiştim hafta sonu Kayseri’de  gerçekleşen KAFFED’in SWOT toplantısında. Ayrıca kendisini Çerkes gören kimseye Çerkes değilsin diyemem ancak isimlendirme sorununu da kabul etmekle beraber  tüzük komisyonunda çözülebileceğini ve daha geniş bir uzlaşıyla çözüme ulaşılacağını ifade eden  sayın yöneticiye de yine isim değişikliğinin elzem olduğu konusunu vurguladım. Ayrıca diğer üçüncü sayın yöneticiye de “adigece” kelimesinin iki dilden melezlenen yanlış bir kullanım olduğu ve hak arama ve kullanma konusunda muhataplarımızda kafa karışıklığına yol açtığı ve bu kelime yerine “çerkesce” ifadesinin her alanda yeniden kullanılması gerektiğini ifade ettim ve kendileri de bu konuda aynı fikirde olduklarını beyan etti. Devamında bu meselenin çözümü için bulunulan girişime somut destek vermeleri gerektiği konusunu vurguladık.

KAFFED, kendisine karşı mücadele ettiğimiz bir kurum olmamalıdır ancak KAFFED’in kendisini kullanarak mücadele etmemiz gerektiği veKAFFED’in Çerkesleri kuvvetle temsil eden Çerkes kurumu olması gerektiği aşikardır. Hem KAFFED’e karşı dışarıya yapamadığımız mücadeleyi yapmak yanlıştır hem de KAFFED’in Çerkes Meselesi konusunda terimsel yanlışlarda ısrar ederek isimlendirmenin siyasi gücünü toplumun elinden alması yanlıştır.

Tabanın %90’ı Çerkes olan bir kurumda ve tabanının %95’inden fazlası Çerkesya Halkı olan bir kurumda isimlendirme bu gerçeğe göre yapılmalıdır. Üstelik kalan %5’in kimliklerini Çerkes adı altında korumuş olmasına rağmen bu insanların kapı dışarı edilecekleri tezi temelsizdir. Kendilerini isimlerinin şemsiyesi altında korudukları Çerkes Halkının resmi olarak da şemsiyesi altına girmek anlamına da gelecektir bu isimlendirme. Bu isimlendirme siyasi olarak bize biçilen “Kafkas” rolüyle hepimizin -kabul edilen bir şablona göre- renklerimizi  dönüştürüp eritme konusundaki kurumsallaşmış çabalara kurumsal olarak engel koyup, böylelikle geleceğe uzanma şansımızı arttıracaktır. O halde “Çerkes” isimlendirmesi bir kimlik eritme teşebbüsü değildir zaten somut olarak Çerkes Şemsiyesi altında devam anlamına gelmektedir.

Bir şekilde Çerkes Şemsiyesi altında bulunmuş Çeçenlerin, Osetlerin ve Abhazların kendi örgütleriyle devam etmeleri ve bu yöndeki çabaları da olağandır. Ancak olağan olmayan ÇERKES adının siyasi ve tarihi gücünü ÇERKES isimlendirmesini kullanmaya karşı çıkarak ÇERKES halkının elinden almaktır.

Kimseye git demiyoruz ancak isimlendirme konusunda meseleyi kavramadan bundan ayırımcılık söylemi devşirerek ortada olmanın, tabanın lokomotifi olan unsurun davasını sulandırarak geleceğini bilerek veya bilmeyerek sabote etmek olduğunu söylüyoruz. Bu yüzden KAFFED’in terminolojik olarak davayı doğru isimlendirmesi gerektiğini aksi halde davayı götüren değil de davayı zayıflatan bir unsur olacağını, bunun da ağır bir yok oluşu kolaylaştıracağını vurguluyoruz.

Tüm emeğimiz ve çabamızı terminolojik bulanıklıkta “Kafkas”a veya başka bir şeye adamak istemiyoruz. Biz geleceğimize adamak istiyoruz emek ve çabamızı.

Doğru isimlendirme= Çerkesya Halkları ve Komşu Halklar

Çerkes=Adıge

Adıgece değil , Çerkesce

Etnik olanın öne çıkması ve mücadeleyi parçalamak değil mesele. Mesele etkin olan ve herkese güç veren etnik bir gerçeğin tescil edilerek bunun siyasi ve işlevsel  olarak mücadeleyi rayına oturtacak olması gerçeğiyle geleceğimize güçlü bir ivme kazandırma arzusudur.

Vezir Marguş

09.03.2020

11:44

ДЭЛАФЭ КЪЫДЭФПЛЬРЭ!!!

ДЭЛАФЭ КЪЫДЭФПЛЬРЭ!!!Былэжь Iуэхум и цIэр жомыIэфмэ а пщIэ Iуэхум пщIэ епткъым. Узыхуейр жомыIэу узыхуейр къаIипхижыфыркъым. Ди лъэпкъ Iуэхур адрей лъэпкъхэм хъуэрыбзэкIэкъыми занщIэущ язэржетIэнур.

Ди Адыгэра мы дияспорам я нэхъ Iулэр?

ИкIи Къафкъасям и хъэлъэ зелъафу псори зэдеплъэфэнущ, икIи быщIэ Iуэхум и цIэр жомыIэфын хуэдиз шынэ къэрабгъэ ухъунущ. Псори уэ уи цIэкIэ къыоджэ щхьэ уэ а цIэр уи Iуэхуми уи лэжьыгъэми фомыщыфын хуэдизу ушынэмэ а Iуэхум укIэрыкIын хуейщ.

Зы лъэпкъыр зэрагъэкIуэд щIыкIэр:
1) А лъэпкъым лъапсэ гъэкIуэд къыхуэхьын 2) А лъэпкъым и блэкIар щегъэгъупщэжын е фIызыхэгъэзэрыхьын 3) А лъэпкъым имыIуэху куэдыр Iуэху тхьэбзэу егъэлъытэн

1) Мыр Урысхэм къыдащIащ ди цIыхури зэтыраукIащ ди хэкуми лIыгъэкIэ дыкъырагъэкIащ.
2) Мыр зыщхьэпэр Урысхэмрэ, мы дызэрыс къэралыгъуэр езыр зызбзыщIурэ къэралыгъуэр щэхурэ зезгъакIуэ гуэрхэмрэ, дэ ди Адыгэу ахэм ядекIуурэ я лъэпкъ епцIэкIиж гуэрхэщ. Мыхэм къэбгъэдэкI Iуэхухэм ящыщщ: Ди хасэхэм Адыгэ Iуэху ирамгъэщIэн щхьэ Къафкъас цIэр кIэрыгъэпщIэныр, Хэкум и цIыхухэмрэ хэхэсымрэ пэжкIэ зэлъэмгъэIэсыныр, Адыгэ Iуэху зи ужь итхэр япыудыныр, егъашхэ егъафэкIэ цIыхухэр пэжыгъэ Iэнэм быгъэдэшыныр, зэкъуэшныгъэ напцIэкIэ Адыгэр щыгъэуэныр, Адыгэм и тарихьыр пхэнжурэ зэдзэкIа тхылъхэмкIэ зэхэтхъуэныр, Адыгэр къэзгъэушыну щыт тхылъхэр зэхэтхъуэныр, Адыгэ Iуэхур щэхуурэ зыбзыщI тхакIуэхэр ипэ игъэщыныр…(Мыхэр дэнэ щалэжьыми икIи хэтхэм ялэжьыми нахуэщ…)
3) Зищхьэ Iуэху ирамгъэплъиж Адыгэрь Къафкъас псомрэ Тыркумрэ я Iуэху тхьэбзащIэу ягъэгушхуэр. Шэшэныри, Апхъазыри адрейри мыдрейри Адыгэ Iуэхуу Адыгэм и куэщIым къырадзэри Адыгэр ягъэхьэулейр.

1) Урысейм Лъапсэ ГъэкIуэд къыдыщIилIащ. Мыр макъ инкIэ жыфIэнущ.
2) Хасэхэм Адыгэм щхьэмыпэ Iуэху зезыхуэхэр фэри хэтхэми зэрызурэ фощIэри ахэм ялэжьауэ фылъэгъуахэр фымыбзыщIу занщIэу утыку къивгъэхуэнущ. “Къафкъас” делагъэм фыкIэрыкIынурэ ТыркубзэкIэ ди хасэхэр ÇERKES DERNEĞİ/ÇERKESYA HALKLARI DERNEĞİ, хасэ зэгуэхьэныгъэхэри ÇERKESYA HALKLARI FEDERASYONU фыщIынущ. Адыгэр IуэхукIэ ипэ щиткIэ и цIэр мис мыпхуэдэу ипэ къивгъэщынущ. Адыгэ хэкур дунейм къызэращIэ и цIэ ЧЕРКЕСИЯмрэ езы Адыгэр дунейм къызэращIэ и цIэ ЧЕРКЕСымрэ Тыркуми Урсей Федерациеми ипэ ивгъэщижынущ.
3) Адыгэм и Iуэху Адыгэ нэхъ химгъэпсалъэжу, езым, и Iуэху ипэ иригъэщижынущ.

Маргъущ Везир
16.02.2020

ДАХ’ЫМ ХУЭГЪЭЗАЩ….

ДАХ’ЫМ ХУЭГЪЭЗАЩ….


Лъэпкъхэр лъэпкъхэм я бийкъым. Лъэпкъхэр зэзгъэбийуэ зэрызгъэукӀыр абы тепщэ хуэхъуа цӀыхухэращ и нэхъыбэм…
Адэм ищӀам щхьэ быныр ягъэкъуаншэкъым ауэ лъэпкъым и гъащӀэр абы и цӀэр щыӀэхукӀэщи зы лъэпкъым адрейм ириха мыхъумыщӀэр зэрзыхуигъэгъужын хуейри а зыращӀа щӀэблэ закъуэм къыщымынэу къыщӀэхъуэну щӀэблэ псоми хуэгъэза хъун хуейщ.
Черкесияр дэ Адыгэм(Черкес) ди хэкущ. ЗауэщӀэрэ банэщӀэрэ тхуэйкъым ауэ ди хэку дыхуейыжщ. Ди хэку хэт исыми мамырыгъэкӀэ Адыгэ лъэпкъым зэри хэкум щӀыхь хуащӀу Адыгэми ахэм я псоукӀэм щӀыхь хуищӀу, адыгэ хэкум адыгэфэ игъуэтауэ зы гъащӀэ тхуейщ. Урысым илъэсищэм щӀигъуу мамырыгъэкӀэ дащыдэпсоуфакӀэ ахэми мамырыгъэр ипэкӀэ зэридгъэщыр къэгурыӀуагъэнщ. Ауэ нобэ РФм и унэфэщӀхэм мыбы гу лъатэу мамырыгъэм хущӀэкъу, адыгэ лъэпкъым зэрщыгугъыр утыку къизылъхьэ зы политика нэхърэ адыгэм и щхьэ къырикӀуар зыфӀэзмыгъэщӀ зы политика зэрахуэр. Мыр зи Ӏуэху къызэкӀур урысрэ адыгэмрэ нэмыщӀ дыгъэ къуэхьэпӀэм щыпсо лъэпкъхэращ…
Адыгэхэм фащымышынэ фащыгугъу. Дыгъуасэ и бжыгъэм и %90ыр и хэку патхъа адыгэм и гугъэр гъэкӀуэдыпэнращ шынагъуэр, адыгэм щыгугъунракъым. Адыгэр илъэс 300 хуэдиз зэуа пэтрэ зикӀ мамырыгъэ е зэдэпсоуныгъэм и зэхэкъутакӀуэ хъуакъым.
Пэжхэр зэблэшыным хэти фыкӀэрыкӀ. РФр къэкӀуэну зэманым цӀыху бжыгъэ куэл хуэныкъуэщ. Адыгэр икӀи губзыгъэщ, икӀи лэжьакӀуэщ, икӀи и гур зыдэщыӀэр РФм и гуэтыгъуэ зы щӀыщ. Мыбы фелэжь ДАХыр.
Ипэ Адыгэ хэкур ЧЕРКЕСИЯуэ евгъэлъытэжи зэхэвгъэхьэжи РФм адыгэу исым и гур хуабэу ефпхылӀэ. ТӀанэ хэхэс адыгэм хэт мамырыгъэм тету и пщӀэнтӀэпсрэ и къэрумрэкӀэ зынигъазэми екӀуэлӀэжыпэ хуэвгъэхъу хэкур ахэм. Адрей адыгэхэри пэжрэ, захукӀэ мамырыгъэм тету къэралыгъуэм и цӀыхуу нызэркӀуэжынум фелэжь…
ЗэтекӀутеныр гугъукъым, нэхъ тыншщ. Дэ зэтекъутэ тхуейкъым…

Маргъущ Везир
19.02.2020
23:23

ODAK NOKTAMIZ

ODAK NOKTAMIZ

(Çerkes=Адыгэ)
Neden yıllardır motive olamıyoruz?
Derneklerimizin lokomotifi olması gereken derneklerin üzerine ölü toprağı serilmiş gibi. Fark yaratamayan ve olsa da olmazsa da çok farketmeyen kurumlarımıza yeniden değil gerçekten hayat vermeli.
90’larda yükselmeye başlayan enerjimiz en diplere çekilmiş durumda bazı lokomotif olması gereken derneklerimizde ve toplumun büyük kesiminde. Vizyonsuz ve günü kurtarma derdinde olan sevimsiz ve soğuk binalara hapsedilmiş dernekçiliğimiz can çekişiyor.

Tabanın da her türlü manipülasyonlara açık olduğu, bilgisizliğin kırılamadığı kurumlarımıza yeniden değil gerçekten Çerkesliğin nefesini üflemeli ve canlandırmalıyız.

Yüzümüzü önce vatanımız Çerkesya’ya dönmeliyiz.
Sonra Çerkes adımızla ve inanarak yola çıkmalıyız.
Emeklerimizi sadece kendi ismimize ve geleceğimize harcamalıyız.
Çerkes ve Çerkesya kavramları etrafında birleşmenin bize kamu gücü kazandıracağını bilmeliyiz.
Kültürel oyalanmalarla zaman kaybetmeden bir an önce sadece Çerkes ve Çerkesya kavramlarıyla karşılık bulan gasp edilmiş geleceğimizi yeniden elde edebilmek için bu kavramları kanlı canlı bir şekilde yeniden insanlarımızın zihnine işlemeliyiz. Bu isimlerin taşıdığı anlamı yeniden ve yeniden hatırlatıp vizyonumuzu netleştirmeliyiz.
Vatanımızdaki insanlara yapmacıksız ve yürekten yönelmeliyiz.
Sonra ismimizin gerektirdiği ağırlık ve sorumluluğu insanlarımızdan talep etmeliyiz.
Kimseyi kazanmak ve taşımak sorumluluğunda olmadığımızı sadece yeni neslin insan onuruyla kendi vatanında geleceğe uzanmasını arzu eden ve bunu netçe içselleştiren insanlarımızla yürümenin gerekliliğini bilmeliyiz. En önemli sorumluluğumuzun insanları gerçeklerle bilgilendirmek olduğunu bilerek zamanı Çerkes ruhuyla yaşayabilmenin yöntemlerini ve pratiğini oluşturmalıyız.

Ben bir başıma dahi gerçeklerle mesafe katedebiliyorsam Çerkes halkının kendi gerçekleriyle manipüle edilmeden yola çıktığında nelerin değişeceğini bir hayal edin…
Asla birey olarak kendinizi küçümsemeyin. Yaptığınız her şeyi Çerkes halkına adayın ve Çerkesya’ya yüzünüz dönük yaşayın. Gerçeklerden ve Çerkes yüreğinizden taviz vermeyin. Yaptığınız her şeyi halkınıza adamanız ve yüzünüzün Çerkesya’ya dönük olması hepimizi birleştiren ve sonuç getiren yegane odak noktasıdır. Odak noktamız aynı olursa o zaman göreceksiniz halkımızın ortak enerjisini ve kudretini… Yılmak yok.

Marguş Vezir
18.02.2020
22:05

BU MÜCADELE FALAN DEĞİL…

BU MÜCADELE FALAN DEĞİL…
LÜTFEN BU YAZIYI PAYLAŞIN….


Bırakın artık şu “Çerkesi herkes kılma” hezeyanını!!!!
Eğer Адыгэ= Çerkes halkının kurumu değil de “her Kafkasyalı=Çerkes” kurumu iseniz lütfen tabelanızdan Çerkes adımızı silin…
Şu “Adıgece” ucubesinden bir kurtulamadık. “Çerkes Derneği Адыгэ Хасэ” yaptırmayan güç kim bilmek istiyoruz!!! Yoksa siz bize Çerkes=Herkes mi diyorsunuz halen!!! Açık olun!!!
Şu an tabanınız %95(Aslında çok daha fazla) Адыгэ yani Çerkes. Çerkes Derneği=Адыгэ Хасэ değilseniz bilelim. Terminolojik çarpıtma yapmıyorsanız terminolojik hata yapma lüksünüz yok. Derhal ya düzeltme bekliyoruz ya da terminolojik çarpıtma yaptığınızı kabul ediyoruz!
2020 Çerkesya’da Адыгэ=Çerkes halkının siyasi olarak yeniden güç olabilmek için Çerkes adını hep birlikte tescil ettirme mücadelesini görmezden geliyorsunuz!!!
Ne Koble Muammer ne de Hatko Tarık’a ve başkalarına yeterince sahip çıkmıyorsunuz!!!!
Kefken hezeyanını ısrarla sürdürüyorsunuz!!!
Ne Çerkesya halkı için kadim vatanları için vatandaşlık mücadelesi veriyorsunuz ne de insanlarımızı mevcut durumlar hakkında (öğrencilik, yaşam koşulları vs) bilgilendiriyorsunuz!!!!
Дызэкъуэтмэ тлъэщщ.” diyorsunuz ama Фэ къуагъым фыкъукъуэкӀкъым!
Kemikleri sızlıyor o eski emekçilerin!!!!

SİZİ HERKES OLMAYAN ÇERKES (АДЫГЭ) КİMLİĞİMLE ŞİDDETLE KINIYORUM.

09.02.2020

Marguş Vezir

BİAT ZEHİRDİR

BİAT ZEHİRDİR
“Biat” Ortadoğudan alınan, cumhuriyete sızdırılan, cumhuriyete ve insan olarak bir arada yaşama kültürüne aykırı bir hastalıktır. Sömürü ve tahakkümün kaynağıdır. Efendi ilan edilene kendini ispat etmeyene hayat hakkı yoktur. Efendi kimi zaman bir ideoloji kimi zaman türlü insanlardır. Aydının sözde aydın cahilin sözde mürşit efendisi vardır.
Her ideolojiyi çürüten ve insandan uzaklaştıran bir kültürdür biat kültürü. Milliyetçiliği faşizme, dini sömürüye, demokrasiyi tahakküme çürüten bir kültürdür. Bir de batının istihbarat örgütlerinin vesvesesiyle ülke insanlarına yapışmış ve kurtulunması mucize bir illet kabul ettirilmiş bir statükodur. “İtaat et, rahat et!” her türlü insan sıcaklığına düşman bir zavallılaştırma kültürüdür. Bunu yenmenin ve dini de, milliyetçikleri de, demokrasiyi de, ideolojileri de arındırıp insana hizmet eder hale getirmenin tek yolu insan sıcaklığını yok eden her şeyi reddedip insan yüreğinin mesajlarına odaklanmaktır. Sahip çıkmamız gereken kültür “saygı”, “kabul” ve “sinerji” kültürüdür… Bu toprakların özünde bu kültür vardır. Tohum yüreklerdir ve bu toprakların iklimi tohumu yeniden yeşertme potansiyeline sahiptir…

Marguş Vezir
28.01.2020
17:17

KUTSAL ÇATI

KUTSAL ÇATI
Kutsal çatımız “Kafkas” değil, “Çerkesler ve Çerkesya Halkları” kavramıdır. Çerkesler Adıge Halkıdır ve Çerkesya Halkları Abazalar(Çerkesya Abazaları), Karaçay/Balkarlar’dır… Üst yapılanma(konfederasyon) ihtiyacı doğduğunda bile isimde yine Çerkesya vurgulanmalıdır çünkü %90 taban Çerkesya Halkları ve bu %90’ın %90’ından fazlası etnik Çerkeslerdir… Önce herkes kendi ismiyle örgütlenmeli (Tufanbeyli Abaza, İnegöl Çerkes gibi). Nüfusların iç içe olduğu durumlarda (Mersin gibi) isimlendirme Çerkesya Halkları Derneği olmalı ve ilk planda Çerkesce ve Abazalar için tarihi olarak önce Abazaca ve sonra Çerkesce olmak üzere çift dillilik teşvik edilmelidir. Çerkesya Abazalarının Abhazya ilişkileri ortak derneklerde Çerkesya Abazalarınca Çerkesya ve Abhazya tarihi gerçeği temelinde Çerkeslerle istişare halinde masalar marifetiyle; ortak olmayan Çerkes derneklerinde bir komşu ülke ve karşılıklı çıkarlar mantığıyla; Abaza (Çerkesya) derneklerinde de kadim tarihi bağların Abhazya’yla korunması ve Çerkes halkıyla Abhaz halkının ilişkilerini karşılıklı olarak ekonomik ve siyasi anlamda ileri götürmek mantığıyla sürdürülmelidir.
Abhaz dernekleri ve Abhazya ilişkileri Çerkesya Halkları Federasyonlarınca karşılıklı siyasi ve ekonomik çıkarlar ve Çerkesya Halklarının tarihi çıkarları temelinde inşa edilip sürdürülmelidir.
Konfederasyon kurulması halinde de Çerkesya ve Komşu Halklar Konfederasyonunun temel misyonunun önce Çerkesya Halklarının davasının ülke ve uluslararası arenada desteklenmesi, Abhazya, Çeçenistan, Osetya gibi bölgelerin barış temelli ekonomik ve siyasi işbirliğinin halklar bazında olanaklarının hayata geçirilmesi olmalıdır.
Şu an mevcut Çerkesya Halkları Derneklerinin hem ismen revize edilmeleri hem de tarihi geçmişe uygun olarak misyonlarını revize edip daha çok çalışmaları gerekmektedir.
Çerkesya Abazaları Çerkes olmadıkları gibi Çerkeslerle en çok kader ve yaşam tarzı birliği olan halktır (Uzunyayla, Akpınar). Her iki halk da Çerkesya’ya güç birliği yaparak yüzünü dönmelidir. Bu dönüş Çerkesya Abazalarını Abhazya’dan koparmak anlamına gelmez aksine Çerkes ve Abhaz Halkları arasında daha gerçekçi somut bir ilişki olanağı sağlarken Abaza halkının geleceği için olumlu fırsat ve dostluklar yaratır. Bu dönüş Çerkeslerin Çerkesya Abazalarıyla dengeli, istismara ve de duygusallığa değil gerçekler üzerine temellenmiş ilişkileri anlamına gelir.
Çerkesya Abazalarının Abhazya ile özel ilişkilerinin olmasının doğal olması kadar Çerkesya’ya adını veren ve kahir unsuru olan Çerkeslerin Çerkesya özeline odaklanması ve Abhazya konusunda Çerkesya Abazaları gibi duygusal değil de komşu ülke mantığıyla davranması da doğaldır.
Birbirini kardeş ilan etmek veya düşman ilan etmek halkları iyiye taşımaz. Halkların geçmişten gelen gerçeklerini idrak eden yaklaşımlar ancak halklar arası ilişkileri daha iyiye götürür…
Hem Çerkesler hem de Çerkesya Abazaları için “kafkas” ucubesini çöpe atma vaktidir. “Kafkas” kavramı bizi ortaklaşmış geçmişimizden bizi koparmakta ve geleceğe ortaklaşarak bakabilme şansını elimizden almaktadır.
Ayrıca aynı kanı taşımak gelecek konusunda aynı kanıda olmayı gerektirmediği gibi gelecek konusunda aynı kanı için aynı kandan olmak gerekmiyor.
Çatımızın altında buluşma vaktidir. Birbirimize boşu boşuna kaş çattığımız yeter.

Marguş Vezir
24.01.2020
17:26