TÜRKİYE

ORTAK BAKIŞ
Devlet, vatandaşına ideoloji dayatan ve bu ideolojiye uymayan vatandaşlarını hizaya sokmaya çalışan güç olduğunda o devlet kargaşa ve huzursuzluktan kurtulamaz. Devlet, vatandaşlarının ortak bakış açılarının ve beraber yaşama isteğinin somutlaşmış hali olmalıdır. Devletin misyonu, barış içinde ortak bakış açısını ve beraber yaşama isteğini sağlayacak uygulamalar içinde olmaktır. Devlet, sadece tek bir bakış açısının somut iktidarıyla şekillendirilmiş bir güç olduğunda iktidardaki bakış açısı toplumun geneline hitap etmeyeceği için gözardı edilen bakış açıları o devletin sözde parçası olur ve bu noktada devlet eğer bakış açısını dayatmaya kalkarsa, güç kullanırsa da o zaman kendisine yön arayan bakış açıları silahlı güçlere dönüşebilir. Doğacak çatışma ya o devletin bölünmesine yol açar ya da dayatılan tek bakış açısından vazgeçilip ortak bakış açısıyla güçlenilmiş bir şekilde güçlü devlet olarak yola devam etmeye yol açar.
Devlet, vatandaşlarının ortak bakış açılarıyla oluşturulan ortak düzeni korumak ve beraberce barış içinde yaşamak arzusuna yönelen yıkıcı tehditleri bertaraf etmek için kendisini silahla koruma hakkına sahiptir. Ancak ülkemizde devleti oluşturan felsefik temel ortak bakış açısıyla şekillenmediği için ve devlet belli bir kesimin felsefesine dayanarak kendisini yasalarla şekillendirdiği için düzeni korumak adına yaptığı iş ve eylemler huzursuzluğa neden olmuştur. Devlet, belli bir kesimin bakış açısının hayat bulmasının barış ve huzuru sağlayacağı iddiasıyla türlü karşı tepkilere sebep olmuştur. Kimi zaman silahlı tepkilere, kimi zaman da silahsız ancak düzeni içten ve sessizce değiştirmeye yönelik tepkilere maruz kalmıştır. Ülke insanının gündelik hayatta problem etmediği durumlar kurumsallaşamamış, tüm kaynaklar belli bir felsefenin hayat bulması için heba edilmiştir. Gündelik hayatta kimlikler inkar edilmezken devlet söyleminde görmezden gelinmesi ve baskılanması huzursuzluk ve devlete güvensizlik doğurmuştur. Ortak saygıyla sahiplenilen değerler olmadığı için devlet, çoğu zaman kaynakları yağmalanan ve gücü ele geçirenlerin kişisel arzuları için kullandıkları bir olguya dönüşmüştür.
Şu an devletin karşısında devlete silah sıkan, insanların ölümüne neden olan örgütün doğma nedeni dayatılan bakış açısının reddedilmesidir. İnsanın doğasında barış vardır ve ancak savunma durumunda silah kullanma hakkına sahiptir. Bakış açısının kendisini sorgulatmadığı ve kendisini şiddet kullanarak savunduğu bir ortamda doğan bu çatışma ülke insanlarının hayatına mal olmuş, binlerce insan bu çatışmada yitmiştir. Ülke insanlarının yola beraber çıkarken uzlaşmaları gereken ortak bakış açısının gerekliliği fikri bu ölümlü ortamda ülke halklarının bilinçaltında bedeller ödenerek kendisine çıkış yolu aramıştır. Ülke insanlarının çoğunluğunda ortak uzlaşı gerekliliği yavaş yavaş dillendirilmeye başlamıştır. Ancak devletin tekçi bakış açısı sürekli buna karşı direnç geliştirmiştir. İnsanlar kanlı bedeller ödemeye devam etmektedir.
Ülkedeki baskın kesim bedeller ödenmesini artık istememekte ve barış içinde ortak bakış açısıyla yeniden yola devam etmek istemektedir. Bu durumda devletin yaklaşımlarını silahla dönüştürebileceğine inanan örgütün kan dökmesi savunma değil, cinayettir. Yapılması gereken ise ülke insanlarının sorunun ve huzursuzluğun kaynağının ortak bakış açısını içselleştirmeyen devlet işleyişinin olduğunu dile getirmeleri ve ortak bakış açısını yaratmak için irade ortaya koymalarıdır. Devletin temel ideolojisinin ortak yaşamak için ortak bakışla barış içinde yaşatmak olarak ifade edilmeye başlanması gerekmektedir. Bu ülkenin insanları ne baskı ne de şiddet ortamı arzulamaktadır. Devletin kendisini tek bakış açısından kurtarması gerektiği fikriyle hareket etmeye başlaması ülkeyi asıl gündemine döndürecektir.
Ülkemizin asıl sorunu ne dil, ne bayrak, ne de bölünme sorunudur. Ülkemizin asıl sorunu kaliteli ve insanca yaşamak için bir an önce ortak bakışlarını ifade edip onunla bir an önce yola çıkıp hayata daha kaliteli ve daha insanca bir evreye geçememe sorunudur. Bu sorun aşılamadığı için kalitemizi düşüren kadına şiddet, vergi kaçırma, eğitim, adam kayırma, tecavüzler, hortumculuk, ağalık vs gibi alanlardaki problemler katlanarak devam etmektedir. Bu yüzden öncelikli olarak bu ülkenin insanlarının kanını hak arama gerekçesiyle döken örgüt derhal bu işten vazgeçmelidir. Haksızlığa uğradıkları için bu örgütü içinden çıkaran halk bu örgüte ortak yaşama arzusunun silahla değil de uzlaşıyla sağlanacağını ifade edip ikna etmelidir. Ayrıca devlet, ortak bakış açısının bulunacağı ve işletileceği, ideolojik olarak insanları şekillendirmeyeceği ve sadece ortak bakış açısının barış içinde yaşama arzusunun bekçisi olacağı ve ancak bunu korumak için güç kullanılacağını ilan etmelidir. Silah ve ölümü kutsamak bize kutsal bir yaşam sunmayacak. Acıyan canlar ve acıtan insanlar istemiyoruz. Kaliteli ve insanca yaşamak istiyoruz. Bu devletin tek bakış açısından vazgeçip ortak bakış açısıyla güçlenmiş bir şekilde güçlü devlet olarak yola devam etmesini istiyoruz. Devlet, insanını barış içinde yaşatmak içindir. Devlet, dayatarak var olamaz. Devletin silahı tüm vatandaşlar adınadır. O yüzden devlet silahını bırakmaz. Devlet, dayatmaktan vazgeçtiğinde ve bakış açısı ortaklaştığında savunma içindir o silah. Ancak şu an silahlar patladığı için sağlıklı düşünme ortamı mevcut değildir ve mevcut ölümler ülke insanını yaralamaktadır…
Marğuş Vezir
06.09.15
01:09