The’nın Hediyesi
The: Adıge Dilinde Yaratıcı
Gece uyumak için yattığımda artık ruhumu huzursuz eden düşlere uyumuyorum. Uykuya bırakmadan önce kendimi The’ya yüreğimden geçenleri yineliyorum. Uzuncadır yalnızım ve ayrıyım ailemden. 10 yıl olmuş ayrılığım tam olarak. Hem bende hem de ailemde pek çok şeyler değişti. Annem babam daha çok yaşlandı. Onları bazen o kadar çok özlüyorum ki… Onlar benden yapacakları hiçbirşeyi esirgemediler. Yaptıklarına karşılık onların yüreklerine tatlı bir sıcaklıkla dokunmak ve onları gülümsetmek istiyorum. Bazen çok zoruma gidiyor onları sık göremeyişim. Yazları dışarıda çalışabilecek olmama rağmen kesinlikle hiçbiryere gitmiyorum köyümün dışında…
Bu yaz en ağır yazımdı benim. En büyük depremlerle sarsılıp duruyordum. Ama annem ve babama sıcak bir dokunuş vermek beni biraz rahatlatıyordu… Annem hasta olduğunda yemek, bulaşık, işler hep benimdi ve seviyordum… Babam ayağını incittiğinde depremin ertesi olan bir sabahta beni uyandırmışlar ve babamı bir sınıkçıya götürmüştük. Babamın incinen ayağını tedavi ederken sınıkçı, babam acı bir inlemeyle bana sarılmıştı. Yüreğim o kadar çok ezildi ki o gün… Her geçen gün enerjimiz azalıyordu yaşamak adına. Ne kadarda zoruma gitti bir insanın zayıflığının masumiyetiyle sıcaklığıma sarılması… Bir sabah yine babam hastaydı, ilçeye gitmek istiyordu ve gidince de hastalığı artacaktı. Annem vazgeçirememişti onu ve beni uyandırdı. Daha ben yeni uyumuştum. Aniden kalktım ve babamın yanına gittim. Konuştum ve gitmemesi konusunda ikne ettim. Sonra kendimi ço ama çok kötü hissettim. Yere düşeceğimi anladım. İlk kez güçlü olamıyordum. Odama yöneldim ve yatağıma doğru gidiyordum. Bu arada teyzem evimize gelmişti babamı sormak için. Teyzem tam babamın odasına girerken ben yatakları koyduğumuz yere çarptım ve yığıldım oraya… Burnuma kolonya kokuyordu. Hasta babam, annem, ve teyzem gözyaşlarıyla beni ayıltmaya çalışıyorlardı . Neyse ki ayıldım. Birşeyler gevelemek istedim onları teselli edebilmek için ama yapamadım. Boğazımda birşeyler düğümlendi. Sonra biran önce kalktım yatağıma yattım. Beni bu halde görmelerini hiç istememiştim. Soğuk yaşlar ve donuk gözlerle baktım hayata. Annemin, babamın ve teyzemin bana o insansı dokunuşlarının bende yarattığı ve insan olmamızdandolayı yaşadığımız, yaşamak zorunda olduğumuz o duygunun burukluğunu anlatamam…
Kendimi hiç avutmadan ağlamanın sonsuzluğunu tattım. Beni seven ve sıcaklığımdan mutlu olan insanlara yine umut ve sevgivermeye başladım. Geceleri yalnızlığımda sonsuz hıçkırıklarımı sadece kendime sakladım. Kendimde artık hiçbir umut büyümüyordu artık ve sadece yaşıyordum. Fiziksel hayatımı yeniden yarattım çünkü görevime başlamıştım ve hayat sürüyordu. Ev kiraladım, eşya buldum, eşyalarımı taşıdım… Öğrencilerime o yüzleşecekleri acımasız hayata hazırlanırken birkaç seçenek verebilmek ve o saf ve masum saygılarını hissetmek beni mutlu kılmaya başladı… Yeri ve zamanı gelince mutlu olacağımı ve bunun sürekli olacağını hissetmeye başladım. Hayatımda bir insanı özlemeye ve nasıl biri olduğu ruhumda şekillenmeye başladı.
The’yı seviyorum. Her zaman da onu çok sevdim. En kötü zamanımda bile onunla konuştum. The’nın her zaman ruhumdaki en güzel şeyi benim için hayatımda yarattığını gördüm. Ruhumdaki o insanla da The’nın beni artık buluşturacağına yürekten inanmaya başladım. Bu beni rahatlattı. Kâbuslarla artık uyanmamaya başladım.
Özlediğim insan çocukluğumu taşımalıydı. Sözcüklerimi anlayabilmeli ve düşlerimize beraber dokunabilmeliydik. O bir Adıge pşşaşşe(Adıge kızı) olmalıydı. Yüreklerimizin içinde attığı çevremiz birbirine yabancı olmamalıydı. O insan beni tamamıyla görebilmeliydi. İkimizin birbirine verebileceğimizinsan sıcaklığı dışında diğer insanlara vereceğimiz sıcaklık aynı şekilde buluşabilmeli ve ısıtacağımız insanlara aynı sekilde dokunabilmeliydik. Hiçbir nıbjjeğumuzu(dostumuzu) üsütmemeliydik. The’nın bizim için en güzel gerçeği yaratmasından kaynaklanan sevinci paylaştığımızı bilmeliydik. Asil ve gururlu sıcaklıklarımızı asilce birleştirebilmeliydik.
Geceleri yatıyorum. The’yle konuşuyorum. Onu sevdiğimi ruhumdan geçiriyorum… ruhumda beni kanatacak birşeyler büyütmemem konusunda beni birşekilde uyardığını artık biliyorum. O insanla yollarımız kesiştiğinden beri ruhum bir huzur içinde. Hiçbirşeyden kopmadığımı hissediyorum. Tüm enerjimi, tüm hayatımı o insana endekslemeden o insanıseviyorum. O insanın düşlerini, çevresini, sıcaklığını kendime yakın buldum. Varlığımın kalan zamanını onunla paylaşabileceğime inanıyorum. Varlığımı oluşturan hiçbirşeye yabancı hissetmeden kendimi, hayatımda özel ve farklı bulduğum tek insan o… Her gece o insana olan sevgimi yineleyip The’dan ruhlarımızdaki en güzel gerçeği yaratacağı inancıyla uyuyorum. Sabahları endişe yerine doğan günün gerçekliğine uyanıyorum. Günlerce o insanla konuşmazsam bile bende tedirginlikler büyümüyor. “Sonuç” istemek yerine The’dan gelen hediyenin en güzeli olacağına inanıyorum.
20/01/2002
Marğuşş Vezir Savrum