Псэ
сыт хэлът къэпсоуным гъаш1эр
хэмлъауэ щытатэмэ
дипсалъэм дипсэр
14.12.2009 блыщхьэ
Маргъущ Везир Саврум
Haykırmak istiyor yüreğim,
Dağıtmak istiyor ruhsuzlar sürüsünü.
Yapamıyorum.
Korkuyorum yüreğimin yoldaşı olan yüreklere
Ruhsuzlar sürüsünün saldırmasından.
Yüreğimi dişliyorum.
Bağırtısını kesiyor, kanatıyorum.
Öfkem kanıyor sessizce.
Çıldırıyorum yenilmemem ve teslim olmamama rağmen
Ruhsuzluğu ateşe veremememe.
06/12/2000
Marğuşş Vezir Savrum
Sevdiğim insanlar
Hepsinin yüreği ve
Çoğunun elleri titreyen insanlar..
Patronunun sevmediği,
Sevmediği işi yapanlar..
Bazıları hırçın, durulmaz
Bazıları sönmez bir ateşin içinde
Yürekleri kavrulan insanlar..
Çoğu olması gereken yerde olmayan,
Yürekleri dikenli çalılara takılmış olanlar..
İnsanlar…
Işıkları yüreğime düşen insanlar..
Hep ışıyanlar..
Farkedilmek istenmeyenler..
20/11/2000
Marğuşş Vezir Savrum
Gözlerin
Sevgini bana söyleyebildiğin tek varlığın,
Bana bakıyor
“Seni seviyorum, gitme.” diyorlar.
Ama
Gitmek zorundayım gülüm.
Hep senin olmak istesem dahi
Hayatımızın eylemi olamayacak sevgimiz
Ruhumuzda kalacak sadece,
Yağmurlarda ıslanmayacak
Üşümeyecek soğuklarda
Ve
Birleşmeyecek dokunuşlarda.
11/03/2000
Marğuşş Vezir Savrum
Ağlıyorsun, kulaklar seni işitmiyor.
Yanıyorsun, gözler seni görmüyor.
Ama artık sus ne olur.
Sanma ki seni işitmiyor,
Görmüyorum.
Beni de ağlatıyorsun..
Çarem yok ki seni ağlatmamaya.
Sana asla dokunamayacak kadar uzak benim çözümlerim.
Ama sen
Susmayan sonsuz sen,
Sonsuza kadar yanma ve ağlama ne olur.
Çünkü sen
Güzelliğin sonsuzluğusun.
26/02/2000
Marğuşş Vezir Savrum
Günlerdir hiçbirşey yazmadım. Günlerdir keyfini sürdüğüm garip bir durum var üzerimde ve şikayetçi değilim.
Sanki yıllardır yorulan ruhum uykuya yatmış gibi. Hiçbirşeye takılmadan ve ona derinlemesine yönelmedin geçiyor günler. Öyle, heyecanlı geçsin veya geçmesin zaman, farketmiyor. Sanki varlığımdan büyük bir mutluluk duyuyor gibiyim.
Bir de ruhumdaki sessizliği dinlemeye bayılıyorum son günlerde. Bazen çıkıp aylak aylak dolanıyorum, kulağımda volkmen. Bugünlerde aslında bayağı da tehlikeli olmalıyım. Çünkü böyle hesaplamadan ne olursa olsun tarzında sözcüklerimi özgür bırakıyorum. Bazen söylediğim cümle anında önemini yitiriyor, çünkü söylenmiş ya…
Ruhum da beynim de biraz dinleniyor. Oh be, uyku cidden harikaymış…
06/02/2002
Marğuşş Vezir Savrum
İçsel bir huzur içindeyim son zamanlarda. Beni rahatsız eden ve kafama takılan hiçbir sorunum yok. Hayatımda aniden gelişen olumlu bir olayın sonucu değil içsel huzurum. Ayrıca mutluluğumu kaybetme korkubuyla mutluluğumu bozmuyorum. Sanki durduğum yerde güçleniyorum ve enerjim artıyor. Bu enerjiyi de büyük bir gerginlik için biriktirmediğimi hissediyorum.
Bugün ayrıca kendimde birşeyi daha netleştirdim. Eğer kendimize herhangi bir hedef koyarsak ve o hedefe ulaşmak için odaklaşırsak mutlu olamıyoruz. Elbette ki hedeflerimiz olacak ama hedefe yürürken bir an önce o hedefe varmak gerginliği içine düşersek o hedefe vardığımızda o hedef barışçıl olmaktan çıkar ve biriktirdiğimiz gerginlikle o hedefi darmadağın ederiz. O hedeften sonraya bıraktığımız güzel düşler yakalandığımız gerginlik hastalığından dolayı kâbusa dönüşür. Kendine bir hedef koyup bütün ruhsal ve fiziksel eneröiyi ona varmak için harcamak bir çeşit ego yaratmaktır. Ego gerçekleri unutturur ve varlığı hastalandırır. Sadece gerçekler insana şefkatle dokunur ve mutluluk yaratır insanda.
…Güzel birşeylerin başlangıcındayım. Ne olduklarını tam olarak bilmek veya nereye varacağımı düşünmek zihnimi meşgul etmiyor. Ruhum değişik binlerce tomurcuğa dönüştü, bir kısmı çiçek açtı ve diğerleri de açacak. Kim bilir belki olgun meyveler olacaklar ve yeniden filizlenip, yeşerip çiçeklenecekler…
07/02/2002
Marğuşş Vezir Savrum
Yıllar önce sonsuzluk almıştı onu benden
O bir Adıge ş’aleydi gözleri umut dolu
Zamansız bir zamanımda karıştı sonsuzluğa
Az önce eski bir kasetteki sesini dinledim onun
Beni ikna etmeye çalışıyordu
“Bir Adıge pşşaşşe olmalı senin yoldaşın”
Bense muziplik olsun diye
Kızdırıyordum onu neden başkası olmasın diye
Bedeni sarhoştu
Ama uyutamamıştı güzel ruhunu alkol
…
Nice umutlar varken yüreğinde
Ziğuenemıs oldu güzel dostum…
Gökyüzünde bir prens o şimdi
Bana dost sıcaklığını bırakarak gitti prensliğine.
Ne kadar da gururluydu Adıge olduğu için
Ne kadar da narin bir yüreği vardı onun.
En güzel düşü
Kafdağının özgür ovalarında koşmaktı doludizgin.
Güzel bir Adıge pşşaşşeyle
Asilce yaşamayı ne çok istiyordu..
Ama o bir prensti
Döndü gökyüzündeki ülkesine
Xekujj’a asla dokunamadı ama
Her gün gökyüzünden selam ediyor oraya…
Selam olsun nıbjjeğu sana
Özgür yüreğimden özgür sevgimle dokunurum hep sana.
Bilirim gökyüzündeki ülkende de var sonsuz yeşil vadiler
Ulu dağlar, soğuk pınarlar
Sen de biliyorsun Kafdağı bambaşka,
Kafdağının özgür zirvelerinin sıcaklığı daha başka
Adıge ş’ale olarak yaşamak ayrı bir sıcak
…
Seninle weredler söylemiştik senin gitmene yakın
Hiç uyumadan düşlerimizi çizip göstermiştik birbirimize.
Sen hiç veda etmedin bana.
Bırakırmıydım seni sana sıkıca sarılmadan,
Sana söz vermeden gönderirmiydim seni
Senin için içeceğimi söylemeden Kafdağının pınarlarından.
Sana daha az takılır
Ama sana daha sıkı sarılırdım.
…
Bir gece The’dan bahsetmiştik
Sevgiyle olduğunu herşeyin
Söylemiştim ben sana.
Yine sabahlamıştık seninle.
Sen hayatının en büyük rahatlığını yaşadığını söylemiştin bana
Sonra sen işine,
Ben okuluma gitmiştik.
Sen The’ya onu sevenek döndün
Mutluyum ona benden de bir parça götürdüğün için.
…
Bir gece seninle giderken evime
Musallat olmuştu bir köpek
Sanki o seni almak için gelmişti yanımıza.
Önümüzden yürüyor
Labirent sokaklarda gideceğimiz yeri biliyordu.
Diken olmuştu tüylerim
Seni ona veremezdim ben.
Kovmak istedi onu ruhum yanımızdan.
Dayanamadı ruhum patladı
Ve onu gönderdim yanımızdan.
Dakikalarca konuşmadık ikimiz de
Sanki onun ne istediğini biliyor gibiydik.
Kaçamak kelimelerle konuştuk onu
Ama ikimiz de anlıyorduk herşeyi…
Sen belli ki gidecektin
Ama biraz daha kalabilir miydin?
…
Sen çok güzel oynuyordun Khafeyi
Bir çocuk gibi neşeli bir prens gibi asil
Sanki gökyüzünde uçuyordun son Khafende.
…
Sana köyümün psınesinden su içiremedim
Özgür vadimizde yürüyemedim seninle
…
Sen bir prenssin
Veda etmeden gittin buralardan.
Prensliğinden selam ediyorsun bana
Ben seni işitiyorum.
Kafdağının düşlerini bana bıraktın
Dokunacağımı biliyordun bir gün.
Bir gün pransliğinde misafir olduğumda sana
Gülümseyerek kucaklaşacağız seninle.
Sana Kafdağını anlatacağım ben
Sense muzipçe takılacaksın bana.
Selam olsun Adıge ş’ale
Yüreğim hep Adıge ve
Sana Adıgece selam ediyorum.
29/01/2002
Marğuşş Vezir savrum