ÇERKES (ADIGE) İŞ ADAMLARINA VE İMKÂNI OLAN ÇERKESLERE

...

ÇERKES İŞ ADAMLARINA VE İMKÂNI OLAN ÇERKESLERE
ЛЪЭПКЪЫМ УРИБЫНУ ЩЫТМЭ АБЫ ЩХЬЭ ЗЫГУЭРЭ ПЩIЭНЩ. УМЫЩIЭМЭ IЭ ЛЪЭПКЪЫМ УРИБЫНИЖКЪЫМ.
Şu an bulunduğu konumu dişiyle, tırnağıyla edinmiş, sonuna kadar ekonomik olarak bulunduğu konumu hak etmiş çok değerli iş adamlarımız ve ayrıca ekonomik olarak imkânları iyi olan insanlarımız var. Üniversiteyi okuduğum şehirde o şehrin ekonomik olarak elit tabakasına mensup bir iş adamımız vardı. İçinden geldiği köyünü ve halkını hiçbir zaman unutmamıştı. Şehirde olan ve evlenen kendi köyünden olan tüm Çerkes gençlerine otelini ücretsiz olarak açıyor ve düğünlerini yaptırıyordu. Bu insan ayrıca kayınpederimin çocukluk arkadaşıydı ve bir köylü olan kayınpederimi el üstünde tutuyordu ve sahip olduğu imkanlarıyla övünmek yerine görüştükleri zamanlarda eski günlerini beraber hatırlıyorlardı. Ayrıca bu insana dernek olarak başvurduğumuzda aklı başında olan hiçbir destek talebimizi reddetmiyordu. Bu insanı hiçbir zaman şahsen tanımamama rağmen her zaman sempatiyle anıyorum.
Her şeyi dişiyle, alın teriyle kazanmış işadamlarımızın en büyük sıkıntısı sahip oldukları imkanları insanlarımız için kullanmak istediklerinde çok büyük hayal kırıklığı yaşamış olmalarıdır. Örneğin, çok iyi niyetli olarak iş sağladıkları bir Çerkes hemşehrileri birkaç gün sonra ya işini beğenmez, ya işine gelmez, ya da kendisini o işin patronu zannetmeye başlar. Ya da bu iş adamımız iyi niyetle bir Çerkes hemşehrisiyle iş yapmaya kalkar muhtemelen de büyük bir kazık yer ve hayal kırıklığıyla yerine oturur. Ya da içinden gele gele birilerine yardım eder ve sonrasında bakıverir ki nerede aylak ve başıboş varsa hep kapısına birikivermiştir. Sonra bu iş adamımız kendi hemşehrilerinden uzaklaşarak işini gücünü yürütmeye başlar. İşgücünün tamamını başkalarından seçer. İş anlaşmalarını hep başkalarıyla yapmaya başlar. Ama bu iş adamının yüreğinin bir yerlerinde hep halkı için de birşeyler yapmak vardır ama tecrübeleri adım atmasına engel olur ve sadece Çerkes olduğunu söylemekten öte geçmeyen bir eylemsizlikle hayatına devam eder. Bu iş adamı görünüşe göre yapması gerekenleri yapmıştır. Bundan sonra da halkıyla ilgili işlerden elini eteğini çekmiştir.
Başka bir örneğimiz de yüreği halkının sevgisiyle dolu olarak tüm emeğini vatanına götüren ve yukarıdaki örneğe benzer yaklaşımlar dolayısıyla tüm alınterini yitiren insanlarımızdır. Bu insanlar da yeni yaşantılarını genelde Moskova’da veya Rus bölgelerinde kurmaktadırlar. İyi de kazanmaya başlamaktadırlar. Yine bu insanların yüreğinde halkı için hayal kırıklığı vardır ve halkından uzaklaşma durumu vardır.
Her şeyin bir xabzesi vardır. Ticaretin de xabzesi vardır. Çerkeslerin günlük sosyal xabzesi ticareti işin içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Giriş bölümünde övgüyle söz ettiğim o işadamı bu durumun farkındaydı. Bu insan yürüttüğü iş kollarında standartlar koymuştu. Hemşehrilerini işe alırken bu standartlara uymaları gerektiğini açıkça ifade eder ve standartlara uymayan hemşehrilerini de işten uzaklaştırır ve tereddüt de etmezdi. Bu insan hem halkı için birşeyler yapmanın hazzını yaşar hem de işlerini ticaretin gerektirdiği xabzeye göre yürütürdü. Ticaret ve sosyal xabze kendi alanlarında sürüp giderdi.
Ticaret xabzesi senetler, anlaşmalar, iş standartları, mahkemeler vs gibi özgün ögelere sahiptir. Ticaret teknik bir konudur ve sosyal xabzeye uygun işleyemez. Olumsuzluk yaşayan işadamı örneklerinde gerçekleşen durum teknik davranmamanın sonucudur. Olumsuzluk yaşayan her iki örnekteki insanlarımız da Çerkes olmayı ve Çerkesler için birşeyler yapma duygusunu hep taşımaktadırlar.
İşadamlarımızın ticaretin teknik xabzesine uygun olarak halkımız için geleceğe dönük yatırımlar ve desteklerine şiddetle ihtiyacımız vardır. Bunu sağlamanın yolu da hayal kırıklıklarının sebeplerini anlamak ve bu hayal kırıklıklarına sebep olan etkenleri ortadan kaldırıp teknik olarak yoluna devam etmektir.
İmkânı olan insanlarımıza ve işadamlarımıza sesleniyorum. Halkımızı çağın gereklerine uygun ve kendisine yakışır işleyişe yeniden kavuşturacak tüm faaliyetlere destek olunuz. İlk önce entelektüel insanlarımıza yardım ediniz. Onların çağın anlayışına uygun ve özünü de koruyacak şekilde halkımızı yönlendiren, halkımıza ışık tutan faaliyetlerini ekonomik olarak destekleyin. Hepiniz bu halkın çocuklarısınız. Halkınıza küsemezsiniz, kendi ruhunuzu bir kenarda tutarak yolunuza devam etmenin ağırlığına daha fazla dayanamazsınız.
Kendi ruhunuzun sesine kulak verin. Yaşadığınız tecrübeleri masaya yatırın. Unutmayın ki halkı için bir şeyler yapmaya çalışan insanların da bir standartı vardır. Yüreğiniz bu standartı anlayacak olgunlukta. Bu standarta uyan ve sizi hayal kırıklığına uğratmayacak entellektüellerimizi destekleyin. Ne zaman ki halkımızdan umudumuzu kesersek ve uzaklaşırsak işte o zaman artık halkımızın çocuğu olamayız. Yüreğinizin bir köşesinde hep umut var, biliyorum. Hepinizin veya büyük çoğunluğunuzun sorunu iyi niyetinizin hayal kırıklığının acısı. Ancak her deneyim uygun yolu bulmanın anahtarıdır. Halkımızın geleceğinin kapısının anahtarı sizde. Kapıyı beraber açalım ve geleceğe yürüyelim.
Marguş Vezir
26.08.14
14:37

Bir cevap yazın