KÖPRÜLERİ FARKINDA OLMADAN YIKMAK
Vatana yıllarca hasret kalan ve bir şekilde vatana gitmiş, orada yaşayan insanlarımız var. Bu insanlardan bir kısmı diasporadayken ideolojileriyle vatanı yeniden kuracaklarına şiddetle inanan insanlardı. Bu insanlar uzun yıllar vatana alınterlerini akıtarak orada yaşarken diasporada yıllarca savundukları “ideoloji ile” vatanın kurtulamayacağı ayırımına vardılar. Vatanın en çok ihtiyaç duyduğu şeyin barış ve vatan sevgisiyle diasporanın mümkün olduğunca vatana sahip çıkıp orada yeniden bütünleşmek gerektiğini farkettiler.
Bu insanların en büyük çıkmazı ise diasporaya o farkettikleri gerçeği anlatamamalarıdır. Yıllarca diasporada Rus düşmanlığıyla yaşayıp vatana döndükten sonra ve orada bir süre yaşadıktan sonra barıştan söz etmeleri sürekli olarak onlara karşı haksız bir saldırıya yol açmaktadır. Sürekli ifade etmeye çalıştığımız, dünya gerçekleriyle bağdaşmayan aşırıcı çözüm önerilerini savunan insanlar yapmaktadır bu saldırıyı. Vatanda az önce kastettiğimiz insanları döneklikle ve Rus yalakalığıyla suçlamaktadırlar. Hiçbir zaman fiili olarak gerçekleşse bile ilk kendilerinin kaçacağı çatışmayı savunmaktadırlar saldırıda bulunanlar. Bu insanlar söylemleriyle halkımızın gerçeklere dayalı bir çözüme ulaşmalarını engellemekte ve çözümsüzlüğe hizmet etmektedirler.
Diasporada “Rus yanlısı” damgası yapıştırılan bu insanlar kolay kolay kendilerini ifade edememekte, büyük saldırılara göğüs germek zorunda kalmaktadırlar. Damga yapıştıran insanlar da vatana hiçbir somut katkı sağlamayan kuru sözlerle halkımızın zamanını çalmaktadırlar. Bugün diaspora ve vatanın birbirini tanımamasının ve ortak işler yapamamasının sebebi işte bu damga yapıştıran insanlardır.
Vatandaki gözlemlerim ve görüşmelerim oradaki insanların bizi hiç mi hiç tanımadıklarını gösterdi. Konuştuğum tüm insanlar bizimle ilgili gerçeklere açlar. Vatana gitmemizi can-ı gönülden istiyorlar. Ancak diasporadan duydukları sesler onları ürkütüyor. Oraya gidecek insanların orada çatışma ve sorunlara yol açmasından korkuyorlar. Oraya ideolojize edilmiş herhangi bir şey taşımamızı istemiyorlar. Oranın havasını beraber solumamızı, orada beraber gelecek inşa etmemizi istiyorlar. Vatanın mamur hale gelmesi ve diasporadan dönenlerle mutlu bir gelecek kurmak arzu ettikleri tek şey.
Ama köprüleri yıktık biz. Orada yaşayan insanların gerçek yaşantılarını, gerçek arzularını bize iletecek insanlar vatanda çatışma ve mücadele olmamalı dediklerinde kulaklarımızı onlara tıkadık. Polemiklerimizle onları yalnız ve fonksiyonsuz bıraktık. Bu insanlar sürekli olarak diasporadan yükselen seslerden dolayı da orada tam olarak anlaşılamadı. Bu insanlar orada bunu kırmak için çok çabaladıysa da bizden gerçekçi bir sesle karşılık alamadıkları için yalnızlıklarında bocalamaktan öte gidemediler.
Vatanımız yalnız ve çocukları birbirinden uzak. Yüreğimizin aklı vatanı hiçbir şekilde vatanı yeni savaşlarla kuramayacağımızı söylüyor. Vatanın çocukları birbirine hasret ve birbirini tanımaya muhtaç. Bunlardan dolayı vatana bizi barışla çağıran ve oraya terimizle dokunmaya çağıran insanlarımıza önce söylemlerimizle sonra eylemlerimizle destek olalım. Hepimizin sıkıntısı yaralanmışlıklarımızın gerçeklerden bizi uzaklaştırması. Bizi gerçekliğe çağıran insanlar emin olun kimsenin yalakası değiller. O insanlar bizim köprümüz olmalı… İnanmıyorsanız söylediklerime buyurun vatana gidin. İnsanlarla konuşun. Gerçeğinizi arayın. Yok bunları yapmayacaksanız artık susun.
Marguş Vezir
10.09.2014
23:13