KARDEŞLİK TÜRKÜSÜNÜ ELBET SÖYLEYECEĞİZ ANCAK HER KARDEŞİN HAKKINI TESLİM EDEREK

...

KARDEŞLİK TÜRKÜSÜNÜ ELBET SÖYLEYECEĞİZ ANCAK HER KARDEŞİN HAKKINI TESLİM EDEREK
Birbirimiz duyduğumuz sürece ve birbirimizi kaale aldığımız sürece hem Çerkesler olarak kendi aramızdaki sorunları hem de bizimle bir şekilde kaderleri kesişen ve bir arada olan komşu halklar ve Çerkesya halkları arasındaki sorunları çözebileceğiz ki bu sorunların çoğu da sadece vizyonlarımızı konuşup belirli bir rotaya oturtmamış olmamızdan kaynaklı derin olmayan sorunlardır.
Son KAFFED genel kurulu tarihinde görülmemiş bir şekilde Çerkes halkının somut olarak sahiplendiği ve diğer komşu halkların da önemsediği en önemli toplantı olarak gerçekleşmiştir. Masaya yatırılması gerek türlü sorunlar ilk kez bu kadar geniş platformlarda tartışılmış, aday yönetimler kurum kurum gezerek vizyonlarını ve hedeflerini anlatmışlardır.İlk kez toplum dinamiklerini bu kadar önemseyen gruplar toplumdan gerekli karşılığı görerek , ilk kez bu kadar, tabanın önemsediği toplantı gerçekleşmiştir. Kurul sonunda oluşan tablodan da anlaşılacağı üzere toplumdan gelen talepleri önemseyen bu insanlarımıza toplum, kronikleşmiş sorunlarımızın çözümünde destek olacaktır.
MASADAKİ SORUNLARA TEMEL OLAN SORUNLAR:
1)Çerkes ifadesinin ve Çerkesya gerçeğinin politik gücünün ismen federasyonda yer almamasının bu ismin politik gücünden faydalanamayan Çerkesler açışından çözümlenmesi meselesi
2) Abazaların iki parçalı temsiliyet sorunu ve Çerkesya Abazaları ve Abhazya Abazalarının kurumla olan organik ilişkileri sorunu
3) Kendini Çerkes olarak gören ancak Çerkes olmayan halkların federasyon içinde işgal etmeleri gereken konum sorunu ve de Çerkes olmadıklarını bildikleri halde Kafkas teriminden dolayı federasyona dahil olan birleşenlerin işgal etmeleri gereken konum sorunu
4) Birbirine hiçbir şekilde düşman olmayan Çerkesya halkları ve komşu halkların, ekseriyetini Çerkeslerin oluşturduğu kurumdaki isim değişikliğinden kaynaklanacak dışlanmışlık ve ötekileştirilmişlik hissinin manipüle edilmesine müsaade etmeden ve düşmanlık çıkarılmasına izin vermeden somut bir çözüme kavuşturulması sorunu
5) Lobileşme sorunu
1) Çerkes ifadesinin ve Çerkesya gerçeğinin politik gücünün yansımasının ismen Federasyonda yer almaması Çerkesler açısından acilen çözülmelidir. Bu sorunun ve diğer sorunların çözümü için isimlendirmenin herkes açısından gerçeği ifade edecek şekilde yapılması gerekmektedir. Federasyonun mevcut isminin ÇERKESYA HALKLARI VE KOMŞU HALKLAR FEDERASYONU şeklinde değiştirilmesi sorunların kaynağının çözülmesi için en önemli adım olacaktır.
2) ÇerkesyaHalkFed Abaza halkının da temsiliyet sorununu giderecektir. Abaza halkı Çerkesya Abazaları ve Abhazya Abazalarından müteşekkildir. Siyasi ve tarihi olarak ayrı ayrı şartlara sahip Çerkesya ve Abhazya halkları aynı perspektifle yollarına devam etmeyeceklerdir. Komşu halklar olan Abhazya halkları ve Çerkesya halkları zaman zaman politik olarak ayrışacaklar, farklı ittifaklar yapacaklar ancak aynı coğrafyanın komşu halkları olarak birbirlerine düşman olmayacaklardır.
Çerkesya Abazaları iki vatanlı bir diyaspora halkıdır. Abaza halkından kaynaklı sorunların başlangıcı da buradan kaynaklanmaktadır. Abaza halkının birinci vatanları Çerkeslerle aynı kaderi paylaşarak zorla koparıldıkları Çerkesya ikincisi de Çerkesya’dan önce yaşamış oldukları ve şartlardan dolayı terk ettikleri günümüz Abhazya’sıdır. İki vatanlılık ve iki parçalılık hem bilgi eksikliği hem de manipülosyanların etkisiyle örgüt içinde nasıl yer alınacağı konusunda sorun yaratmaktadır. Sıkıntının aşılmasının tek yolu somut gerçeklerin örgütlenmeye yansıtılmasıdır. Çerkesya Abazalarının kimliklerini ve fiziki varlıklarını diyasporada Çerkeslerle beraber ve birlikte korudukları ve yaşantı tarzlarının da Çerkeslerle çoğu konuda birebir aynı olduğu bir gerçektir. Halk olarak en zor zamanda Çerkeslerle beraber kimliğini koruyan ve kader birliği yapan Çerkesya Abazalarının Çerkes derneklerinde ve mümkün olduğu durumlarda da renklerini daha ön planda korumaları için Abaza dernekleri olarak Çerkesya Dernek Federasyonları bünyesinde örgütlenmeleri gerekmektedir. Çerkesya Abazaları ayrıca Abhazya Abazalarının derneklerinde ve federasyonlarında da Çerkesya Abazası oldukları gerçeğiyle yer almalıdırlar. Abhazyanın Çerkesya Abazalarına vatandaşlık hakkı vermesi ve somut bir gelecek olanağı sağlaması elbette ki Çerkesya Abazaları için olumlu bir olanaktır, bir artı avantajdır. Bu noktada bu olanağın siyasi olarak Abhazya Devletinin ve Çerkesya diyasporasının aynı rotada olmasını gerektirmediği sadece Çerkesya Abazalarının kendi adlarına olumlu bir artı olanak olarak görüldüğünün karar alınarak somutlaştırılması bu konudaki manipülasyonları ortadan kaldıracaktır.
3-4-5) Diyasporada, uğranılmış haksızlığın giderilmesi için kullanılması gereken en önemli unsur tarihi geçmişi olan ve yitirilen siyasi gücü ifade eden kavramlarla ekonomik ve siyasi güç olacak şekilde bir araya gelmek ve lobi gücü oluşturmaktır. Çerkes ve Çerkesya kavramları siyasi güç taşıyan kavramlardır. Aynı coğrafyadan gelen Çerkesyaya komşu halklardan olan Çeçen, İnguş, Oset; Kumuk, Lezgi gibi halklar için «Çerkes» kelimesi bu halklar Çerkes olmadıkları halde bu halkların farklılıklarını korumalarında etkili olmuştur. Ancak tarihten gelen gerçeklerin dinamiğinde bu halklar mevcut durumda ayrı siyasi yapılanmalarla Kafkasya coğrafi bölgesinde Çerkesyanın komşu halkları olarak yollarına devam etmektedirler. Diyasporadaki örgütlenmelerimizde genelin küçük bir kısmını oluşturan bu halkların gerçeklerin gerektirdiği şekilde ilk başta federasyon içinde Çerkesya komşu halkları olarak ve daha sonraysa konfederasyon yapısı içinde kendi özgün politikalarıyla yollarına komşu ve kardeş halklar olarak devam etmelidirler. Bu, onları ötekileştirmek ve dışlamak değildir. Somut gerçeklerin ve tarihi geçmişin gerçeklerine uygun yapılanma modelidir.
ÇerkesyaHalkFed olarak yapılanıldığı ve herkesin enerjisini kendi alanına yönelttiği zaman dünyada ses getiren ve siyasi olarak geçmişten kopuk olmadığı için gelecek vizyonu sağlam temellere dayalı, güçlü bir lobi hareketi sağlanmış olacaktır.
Tarihe ve somut gerçeklere dayanmayan yaklaşımlar kısır döngüden öte bir duruma sebep olamaz. Mevcut yapılanmalarımızı tarih ve somut gerçeklere uyarladığımızda gerçekten ses getiren güce o zaman erişeceğiz. Tüm Kafkasya coğrafyası halklarının enerjisini emen «KAFKAS» dayatmasının derhal sonlandırılması gerekmektedir. «Kafkas» ifadesi kimlikleri eriten ve yok sayan bir ifadedir. «Kafkas» ifadesiyle sürekli geciktirilen Çerkes kimliğinin coğrafyadaki hiç bir halka faydası yoktur. Tarihi haksızlığa uğramış en büyük coğrafya Çerkes coğrafyasıdır. Çerkeslerin tarihi haklarının sağlanmadığı bir coğrafyada coğrafya asla gerçek rengini yakalayamayacaktır. %90’ı coğrafyasının dışında olan tek unsur Çerkeslerdir. Bu yüzden diyaspora örgütlerinin ekseri unsuru Çerkeslerdir. Diğer etnik unsurlar kalabalık unsur olan Çerkeslerle aynı kurumlarda bulunarak renklerini korumuşlardır. Mevcut durumda Çerkes ve Çerkesya kavramlarıyla politik sahneye çıkmak Çerkes halkının geleceği için elzemdir. Diyasporada bir araya gelip işbirliği yapmışlığı ve Çerkeslerin tarihi haklarının ifadesi olarak politik olarak sahneye çıkma iradelerini ifade eden ÇERKESYA HALKLARI VE KOMŞU HALKLAR ismiyle örgütümüz yoluna devam etmelidir. Mücadelenin politik kısmının Çerkeslere ait olduğu, kimlik koruma endişesiyle eklemlenen unsurların da değerli olduğuve bu unsurların yok sayılmadığı gibi manipülasyon unsuru olmalarına da izin verilmeyeceği onanmalıdır.
Meselenin birbirini kazanmak olmadığı, birbirinin gerçeğine saygı duyarak, kimsenin kimseye enerjisini boşa harcatmadan ve niçin bir arada olduğumuzu manipüle etmesine izin vermeden gerçeklerimizle geleceklerimizi inşa etmeye katkıda bulunmak olduğu vizyonuyla yola devam etmeliyiz.
29.11.2019
Vezir Marguş
13:09

Bir cevap yazın