ETE, KEMİĞE BÜRÜNME

...

ETE, KEMİĞE BÜRÜNME

Barış, farkındalık, vatan ve emek.

21 Mayıs 2015 tarihinde vatanlarından koparılmış bir halkın evlatları vatanlarından koparılışlarının sembolü olan o tarihte vatanlarında olmak istemişlerdi. Vatanlarının sis perdesi altında bir hayal ülkesi değil de dokunulabilir, koklanabilir ve yaşanabilir olduğunu hem görmek hem de göstermekti amaçları. Vatanlarına yeniden dokunmanın atalarının ruhuna dokunmak olduğunu biliyorlardı ve atalarının ruhlarının sevincini derinden hissediyorlardı.

İsimleri “Çerkesya Yurtseverleri” olan grup daha önce hiçbir zaman somut olarak topluca denenmeyen bir misyon edinmiş ve 21 Mayısın yeniden vatanı yüreklerde gerçeklerle var etmenin günü olması için harekete geçmişlerdi. İlk başta “bu insanlar da kim ve bizi acaba yeni çıkmaz sokaklarda mı gezdirecekler” gibi yaklaşımlarla bu insanlar hafife alındı. Bu insanların gerçekten hangi amaçla yola çıktığını bilen ve zerre kadar vatanı umursamayan devşirilmiş gruplar vatansever görüntüsü altında bu insanların amaçlarını sabote etmeye de kalktılar. Türkiyedeki diaspora tarihinde bir ilk yaşandı sonuçta ve KAFFED bu grubun organizasyonunu üstlendi. İlk kez olması gereken oldu. Olumsuz bütün yaklaşımlar bertaraf edildi ve bu insanlarımız 21 Mayısta vatanlarında amaçlarını gerçekleştirdiler.

Bu tür organizasyonların daha önce bir benzeri yapılmadığından Rus Devleti elbette ki tedirgin oldu. Ancak bu insanlar kendilerini bu organizasyona vatan sevgisinin ittiğini, barış içinde vatanlarına ulaşmayı ve orada yaşamayı arzuladıklarını, sloganlarla değil de farkındalıkla yola çıktıklarını, vatanlarında alın teri döküp yeniden vatanda yeşermek istediklerini haykırdılar sürekli olarak. Gizli bir gündemleri olmadığını, maşa olmadıklarını, özgür iradelerinin sinerjisiyle doğan bir hareket olduklarını sonuna kadar ispatladılar. Bu insanların attıkları her adım da Rus Devleti tarafından sürekli takip edilmiş ve bu insanların niyetlerinin beyan ettikleri gibi olduğu sonucuna varmış ve Çerkes bölgelerinin yeni stratejik yapılanmasının barışla yapılanması gerektiği tezi ispatlanmıştır.

Bu organizasyonla sadece vatan kurtarma nutukları atmak dışında vatana somut bir katkı sunmayan diaspora Çerkes varlığının zamanın ve global şartların doğru okunmasıyla geliştirilecek stratejilerle yeniden vatanla entegre olabileceği fikri vatanda yaşayan Çerkeslerde kuvvetli bir şekilde uyanmıştır. Bunun sonucunda da yıllardır uyutulan, vatandaki DÇB gibi yapılar barış ortamı içinde barışçıl yapıdaki diaspora Çerkeslerinin yeniden vatanla entegre edilmelerinin yollarını aramak için yeniden işbaşı yapmak durumunda kalmıştır. Bugünün, dünün şartlarından oldukça farklılaştığı anlaşılmıştır. Global dengelerin Çerkeslerin ve Rusların gelecekleri için barış içinde bir çözüm gerektirdiği anlaşılmıştır. Bu konuda geliştirilecek stratejilerin merkezinin de vatandaki Çerkes bölgeleri olduğu sonucuna varılmıştır.

Hem Çerkeslerin hem de Rus Devletinin barışçıl yapıdaki Çerkeslerin vatana dönüşleri somut olarak test etmeye ihtiyaçları vardır. Global şartların yarattığı durumu Rusların okuyamayıp Çerkesleri vatanlarından dışlaması kendisine felaket unsuru olarak dönecektir. Çünkü radikal yapılara dahil edilebilecek Çerkes unsuru insan kaynağı yeterli ve direkt müdahale olanağına sahip olunmayan yıkıcı bir unsur olacaklardır. Rusya gerilimli ve istikrarsız olacaktır. Çerkesler ise vatansız ve geleceksiz olarak başkalarının global kurbanları olarak acı çekmeye devam edeceklerdir.

Hem Rus Devletinin hem de Çerkeslerin şiddetle barışa dayalı bir işbirliğine ihtiyaçları vardır. Bu işbirliği Rus Devleti için global düşmanlarının Çerkes halkını radikalleştirip Rus Devletine karşı yıkıcı güçlere dönüşmesinin önünü kapatacak, Çerkes halkı için de vatanlarında yeniden var olmanın kapısını aralayacaktır. Bu açıdan bakıldığında hem Rus Devletinin -Çerkesler ve Rusların birbirine barışçıl bakış açılarını kuvvetlendirecek ve diasporada doğmuş olan  barışçıl teşebbüsleri kurumsal olarak desteklemeleri hem de Çerkeslerin bu teşebbüsleri destekleyip güçlendirmeleri gerekmektedir. Vatan sevgisinden doğan ve barış üzerine temellendirilen ve somutlaştırma teşebbüsüne girilen Reyhanlı Çerkeslerinden ve Suriye Çerkeslerinden gelen yeniden vatanlarına dönme teşebbüsü Rus Devleti tarafından ciddiyetle ele alınıp teşebbüs sahiplerinin vatanlarına dönmeleri sağlanmalıdır. Çerkeslerin vatansızlık meselesinin teknik olarak barış temelli olarak Rus Devleti tarafından ciddiyetle organize edilmesi ve barışçıl kriterlerle somut olarak hayata geçirilmesi Rus Devletini global olarak daha güvenli bir hale getirecektir. Çerkeslerin de geleceğe daha güvenle bakmaları sağlanmış olacaktır. Rus Devletinin Çerkesleri vatana kabul etme kriterleri ekonomi ve barışa hizmet edecek ve karşılıklı güveni pekiştirecek temellendirmeye sahip olmalıdır.

Sloganlarla ve düşmanlıkla ancak ölümler ve yok oluşlar yaşanabilir. Yeni dünyada asimetrik yeni savaşlar çıkarmanın kimseye yararı olmayacaktır. Düzenli devlet konumundaki güçler asimetrik savaşın kaynağını ancak ve ancak o savaşın yapılması muhtemel yerlerdeki insanlarla karşılıklı güven ortamında engel olabilir. Yeni dünyada yeşeren yeni şartlar Rus Devletinin Çerkes meselesini kurumsal bir çözüme kavuşturmamasından dolayı devleti yeni tür tehlikelere açık hale getirmiştir. Çerkeslerin de kurumsal çaresizlik içinde hiçbir şey yapamamaları onları amaçsız ve yönsüz bir konuma sokmuştur. Uygun zaman içinde ise bu amaçsız ve yönsüz kitlenin zamanın şartlarında yeni ve yıkıcı hareketlere dahil olma riski tehlikeli seviyeye gelmek üzeredir.

Vatana dönmek isteyen ve bu isteklerini Rus Hükümetine ileten kitlenin hareketini destekliyoruz. Abhazya’nın tanınmasıyla test edilmeye başlanan barışa dayalı ortaklık stratejisi Çerkesya Yurtseverlerinin 21 Mayısta vatandaki etkinliği ile barışın ve güvenliğin olumlu yansımalarını somutlaştırmıştır. Rus Devletinin Türkiye ile ilgili meselesine rağmen Çerkeslere yönelik pozitif tutumu bu stratejinin devam ettiğinin göstergesidir. Ayrıca Çerkes Cumhuriyetleriyle ve Abhazyanın ilişkilerin güçlendirilmesini amaçlayan ve onaylanan otoyol projesi de bunun göstergesidir.

Rus Devletinin diaspora Çerkeslerindeki vatan umudunu “ somut ve yaşanacak vatan”  kavramına dönüştürmesi Rus Devletinin önünü daha çok açacaktır ve güçlü hale getirecektir. Aslında ortada tek bir mesele vardır; Rus Devletinin Çerkeslerle, dönüş meselesini somut kriterlerle teknik olarak hayata geçirme meselesi. Bu konunun öncülüğünü de Rus Devleti bizzat ya kendi eliyle yapmalı ya da Çerkes Cumhuriyetlerinin öncü olmasını sağlamalıdır. Teknik kriterlerin uygulanmasıyla Çerkesler vatanlarına barış ortamında entegre edilmelidirler.

FARKINDALIKLARIMIZ BARIŞ ORTAMINDA ETE VE KEMİĞE BÜRÜNMELİ . GELECEĞİMİZE UZLAŞIYLA YÖN VERİP HALKLARIMIZI AYDINLIK GELECEĞE BERABER TAŞIMALIYIZ.

Marğuş Vezir

15.02.16

23:38

Bir cevap yazın